Travesti – Travesti

Travesti

Travesti travestiler Ankara Travestileri İstanbul Travestileri İzmir Travestileri Eskişehir Travestileri Travesti Ankara

Travesti kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , Barış Günü dolayısıyla alanlarda !

Kendini Kürdistani LGB travesti İ örgütleri diye tanımlayan Amed (Diyarbakır) Keskesor LGBTİ Oluşumu, Dêrsim (Tunceli) Roştîya Asmê LGBTİ Oluşumu, Qers (Kars) Homofobi ve Transfobi Karşıtı Platform, Dîlok (Antep) ZeugMadi, Meletî (Malatya) Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gençlik İnsiyatifi, İstanbul Hevî LGBTİ İnsiyatifi oluşturdukları Kürdistan LGBTİ Platform adına 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne dair ortak çağrı metin yayımladı.

Kürdistan LGBTİ Platformu, heteroseksist, ataerkil, erkek egemen anlayışın LGBTİ ve kadın katliamlarını durdurmak için, heteroseksizme, emperyalizme, savaşa, faşizme, militarizme karşı 1 Eylül’de alanlara çağırdı.

Yüz binlerin bu yıl da 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde alanlarda barış, özgürlük ve kardeşlik taleplerini dile getireceğini belirten Platform, “Onurlu bir barış onurlu bir direniş çizgisi temelinde olur. Yaşasın halkların onurlu direnişi ve barış mücadelesi “dedi.

Hükümet’in, Kürt sorununda askeri ve siyasi saldırılarla sürdürdüğü savaş çizgisinin yeni ve daha derinleşmiş bir çatışmayı ortaya çıkardığını ancak tüm bunlara karşı barış umudunu ayaklar altında ezdirmeyeceklerini vurgulayan Platform, savaşın yarattığı şiddet ve yıkıma dikkat çekti:

“Savaş LGBTİ’lere ve seks işçilerine ağır bedeller ödetiyor”
“Başta bölgemiz olmak üzere tüm dünyada silahlar konuştukça kadınlar, LGB travesti İ bireyler, çocuklar, yoksullar başta olmak üzere bütün insanlar ağır bedeller ödüyor. Şengal’de, Rojava’da, Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta tüm Ortadoğu’da insanlık kitlesel biçimlerde katlediliyor. Amerika’da siyah halka yönelik saldırılar, Çin’de Uygur Türklerine yönelik zulüm ve soykırım devam ediyor. Başta Dîlok (Antep), İstanbul, Mêrdîn (Mardin), Gumgum (Maraş) olmak üzere Suriyeli mültecilere karşı nefret saldırıları güm geçtikçe artıyor. Seks işçileri Kürdistan ve Türkiye’de baskılara maruz kalıyor, intihara sürükleniyor, katlediliyor. Mersin, Antalya, Amed (Diyarbakır) başta olmak üzere dört bir yanda translar eril zihniyet tarafından tecrit edilmeye çalışılıyor. Barıştan kastımız sadece ülkelerin savaşmaması değil, LGBTİ’lere, seks işçilerine, mültecilere toplumsal psikolojik sistematik savaşa dur diyoruz.”

Kadınların egemenler tarafından “savaş ganimeti” olarak görüldüğünü, şiddetin en ağır biçimine maruz kaldığını, pazarlarda satılan kölelere dönüştürüldüğünü hatırlatan Platform açıklamanın devamında şunları vurguladı:

Heteroseksizme ve savaşa karşı alanlara
“Heteroseksizme, emperyalizme, savaşa, faşizme, militarizme karşı sömürgeci zihniyetten hesap sormak için,

“Direnen Kürt, Arap, Ezidi, Alevi, Ermeni haklarıyla dayanışmak, halkların barış içinde özgürce yaşama hakkını savunmak için,

“Heteroseksist, ataerkil, erkek egemen gericiliğin LGB travesti İ ve kadın katliamlarını durdurmak için,

“LGBTİ intiharları politiktir, #FailiDevlet demek için,

“Halkların arasındaki mezhep çatışmalarını kışkırtanlara karşı,  halkların kardeşlik ve barış taleplerini haykırmak için,

“Şengal, Rojava, Kobane, Filistin başta olmak üzere Ortadoğu haklarına yönelik geliştirilen katliamlara, Kürt halkının devrimini boğmak isteyen emperyalist ve işbirlikçilerine, kimi emperyalist güçlerin ve AKP’nin destekleyip mazlum halkların üzerine sürdüğü çetelerin uyguladığı vahşete dur demek için 1 Eylül’de ülkenin dört bir yanında düzenlenen yürüyüşlerde, eylemlerde, mitinglerde buluşalım.”

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti gasp edildi , polis buna seyirci kaldı !

 Ankara’nın gözlerden uzak bölgelerinde, her gün insanı hayretlere düşürecek bir olay meydana geliyor. Bunlardan biri, geçtiğimiz günlerde travesti Sedef’in başına geldi. Sedef’in cüzdanının içindeki para, polisin gözü önünde el değiştirdi. Polis, gaspçının olay yerinden uzaklaşmasına seyirci kaldı.
Pembe Hayat’tan Yusuf Al ve Geni Met seks işçisi trans kadın Sedef ile gasp edilmesi ve polisin seyirci kalmasını konuştu.
 
Olay, seks işçiliği yapan trans kadınların Etlik’teki çark alanında geçtiğimiz hafta Çarşamba akşamı (13 Ağustos), geç saatlerde meydana geldi. Çark alanında beklemekte olan Sedef, müşteri gibi yaklaşan bir gaspçının saldırısına uğradı. Sedef’in başına sert bir cisimle vurduktan sonra çantayı kaparak uzaklaşan gaspçı, içindeki cüzdanda  bulunan yaklaşık 700 lira tutarındaki parayı aldıktan sonra geri geldi ve çantayla birlikte cüzdanı fırlatarak kaçmaya çalıştı.
 
Sedef, uğradığı saldırının şokunu atlattıktan sonra bağırarak devriye görevinde bulunan polislerden yardım istedi. Bağırışlar üzerine olay yerine gelen polis, o sırada arabasıyla kaçmaya çalışan gaspçıyı yakalamak yerine, prosedürü hatırlatarak Sedef’ten dilekçeyle karakola başvurmasını istedi. Polis, ayrıntılı bir eşkal tarifi olmadan harekete geçemeyeceğini söyleyerek yardım talebini reddetti ve gaspçının kaçmasına göz yumdu.
 
Sedef, başından geçenleri Pembe Hayat muhabirlerine şöyle anlattı:
 
“Param, polisin yanı başında gasp edildi. Çantam çalındıktan sonra çığlık çığlığa polisten yardım istedim. Adam o sırada henüz uzaklaşmamıştı. Arabasını çalıştırmakla uğraşıyordu. Polise, paramı çalanları gösterdim ve yakalamalarını istedim. Polis benim yardım talebime karşılık, bir dilekçeyle karakola başvurmam gerektiğini, detaylı bir eşkal tarifi olmaksızın harekete geçemeyeceğini söyledi. Usül böyleymiş. Kendisini uyardım: ‘İşte arabası. Kaçmaya çalışıyor. Eşkal tarif etmek yerine kendisini gösteriyorum’ dedim. O, bana arabanın markasını, rengini, modelini ve plakasını sorarak karşılık travesti veriyor. Biz bunları konuşurken, gaspçı da önümüzden geçip gitti ve kayıplara karıştı.”
 
Peki,travesti Sedef, polisin tavsiyesine uyup, prosedür ayrıntılarını yerine getirerek şikayetçi olmayı düşünmüş mü? Hayır düşünmemiş. Kolundaki, başındaki ve vücudunun çeşitli yerlerindeki yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş darp izlerini gösteren Sedef soruya, bir başka soruyla karşılık veriyor: “Kime, kiminle, nereye, ne olarak şikayet edeceğim?” ALINTIDIR …

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , Pişkin ‘ e dava tutanağı iletildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, LGB travesti İ aktivisti Levent Pişkin hakkında 50bin TL’lik yeni bir tazminat davası açtı. Başbakan olduğu dönemde Pişkin’in attığı bir tweeti gerekçe göstererek dava açan ve davayı kazanan Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı olur olmaz yaptığı ilk iş bir LGBTİ aktivistine dava açmak oldu.
 
Yeni açılan davada, Pişkin’in “hakaret” suçundan 1500 TL cezaya çarptırılması delil olarak gösterildi.
 
Basın açıklamaları hedef gösterildi
Yeni açılan davada Erdoğan, Pişkin’e destek amacıyla yapılan basın açıklamalarını da hedef gösterdi. Pişkin’in hakaret etmediğini belirten açıklamalar hakkında, “Olay farklı yönlere çekilmeye çalışıldı. Davalı sınırı aşarak ağır hakaret ederek Mütevekkil Başbakana karşı kara propagandalarına devam etmektedir” denildi.
 
Pişkin’e iletilen bilgilendirme tutanağında, Erdoğan’ın “onur, şeref ve saygınlığının rencide edildiği; kişilik haklarına saldırıldığı” iddia edilerek 50bin TL manevi tazminat travesti istendi.
 
“İbne olarak ibne kelimesini hakaret biçiminde kullanamam”
Pişkin ise daha önceki davada duruşmalar boyunca, “bir ibne olarak ibne kelimesini hakaret olarak kullanmasının mümkün olmadığını, dahası Erdoğan’a ibne demediğini” belirtmişti.
 
Pişkin, KaosGL.org’a yaptığı açıklamalarda ve savunmasında, “İbne” kelimesinin LGB travesti İ’lerce sahiplenilmiş bir ifade olduğunun altını çizmişti. LGBTİ örgütleri de, “İbnelik davası hepimize açıldı. Eşcinsellik/ibnelik bir hakaret değil, cinsel yönelimdir” diyerek davaya sahip çıkmıştı.
 
Dava nasıl başlamıştı?
Levent Pişkin, Başbakan Erdoğan’ın “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Alevi’yim” açıklaması üzerine twitter’dan “Erdoğan’dan ‘dört dörtlük ibneyim, ibneliği sizden öğrenecek değiliz’ açıklaması bekliyorum. Öptüm. #AnayasadaLGBT” yazmış, Başbakan Erdoğan da Pişkin hakkında basın yoluyla hakaret suçundan şikâyetçi olmuştu. Savunmasında “ibne”nin hakaret değil cinsel yönelim ifadesi olduğunu söyleyen Levent Pişkin ise cinsel yönelimini hakaret addettiği için Başbakan hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti Figen önce abisi sonra annesini kaybetmişti …

Figen, Ankara’daki zorlu travesti geçiş süreci sırasında kişisel olduğu kadar toplumsal birçok baskı ve şiddet altında kaldı. Barınma, iş ve sağlık hakları ihlal edildi ve yakın dönemde Mersin’e yerleşti. Fakat Mersin’de trans bireylere karşı –tüm Türkiye’de de yaşandığı gibi- artan şiddet, ona da darbesini vurdu. Çetelerin silahla yaralamasından sonra bir de polisten biber gazı ve coplarla saldırı gördü; “ona bu şehirde yer olmadığı” söylendi. Polis şiddetini suç duyurusunda anlatamayan, polislerin inkarıyla yüz yüze kalan Figen ve arkadaşlarının gidecek başka yeri de kalmadığını düşünerek belki de, Figen geçtiğimiz Pazar günü intihar etti.

Mersin’de LGBTİ, özellikle de trans bireylere karşı saldırı haberleri ve en son olarak bu ölüm bize de “Neden Mersin?” sorusunu sordurttu. Bölgeden aktivistlerle, Figen’in özelinde Mersin’de yaşananları konuştuk. İlginç noktalardan birisi, şehrin muhafazakarlaşması, ikincisi ise LGBTİ hareketin görünür olması. Öncelikle şehirde muhafazakarlaşma gittikçe artıyor, buradan LGBTİ’lere karşı tahammülsüz tutum artıyor; ayrıca şehirde buna karşıt LGBTİ görünürlüğü artıyor ve tahammülsüzlük katlanıyor!

‘Mersin’deki saldırılar sistematik’
Mersin 7Renk LGBT Derneği’nden Yağmur Arıcan, 1992’den beri Mersin’de trans hareketinin mevcut olduğunu, fakat ‘son dönemde yaşanan şiddeti 92’den beri hiç görmediğini’ söylüyor. Mersin 7Renk LGBT Derneği’nden Tuna Şahin’e göre, saldırılar son dönemde ‘çok fazla ve sistematik’. Bu olayları sorgulayan Şahin “Acaba muhafazakarlaştıkça saldırılar arttı mı?” diye kendisine soruyor ve “Nitekim öyle oldu” diye cevaplıyor. “Yönetimin değişmiş olması, Belediye’nin CHP’den MHP’ye geçmiş olması, çeteleşmiş insanların saldırılarını meşrulaştırdı” diyor. “Belediye değişimiyle bu olayların artışını birbirine bağlayabilir miyiz, emin değilim”, diyor; ama öyle de göründüğünü, muhafazakârlaştıkça saldırıların arttığını savunuyor. “Muhafazakârlaşılıyor ve LGBTİ hareketine bakışları değişiyor” diyor.

Yağmur Arıcan, Mersin’de translara karşı gösterilen direnişin çok organize olduğunu, geçtiğimiz günlerde 30 taksicinin bir araya gelerek, konvoy halinde trans kimlikli arkadaşlarına saldırdığını söylüyor. “Bunların arkasında birilerinin olduğunu düşünüyorum” diyen Arıcan, tüm bu yaşananların kaygı verici ve düşündürücü olduğunu; her gün Mersin 7Renk LGBT’ye doğrudan bir saldırının olup olmayacağını düşündüklerini belirtiyor.

Pembe Hayat Derneği’nden aktivist Buse Kılıçkaya, “Trans bireyler birçok şehirde görünür olmasıyla birlikte, şiddet de hakim olmaya başladı” diyor. Yağmur Arıcan ise ‘Bu örgüt (Mersin 7Renk) birilerini rahatsız etmiş olmalı. Örgütün yıpranması için bunlar yapılıyor.’ diyerek şehirde örgütlenmenin ve görünür işler yapmanın ardından gelen saldırılara dikkat çekiyor.

“Trans hareketini güçlendirecek bir dayanışma ağı gerekli”
Kaos GL Derneği’nden Umut Güner, trans bireylere karşı üretilen şiddetle savaşmak için alternatif dayanışma ağlarının kurulmasını, aktivizm hareketinin değişmesini öneriyor. Güner’e göre; “Travesti bireylerin birbirlerini güçlendirebilecekleri çalışmalar lazım. Onlar LGBTİ hareketi çatısından bile muaf tutulabiliyorlar. O çatıyı güçlendirecek bir ağ gerekli. Trans hareketinde şiddete, kötü muameleye ve nefret suçlarına karşı ya da seks işçiliği üzerine çalışmalar yapıldı şu ana kadar. Fakat trans kimliğinin kurulmasında bireyin kendini güçlendirmesine yönelik çalışmalar da yapılmalı. Psikolog, psikiyatr ve diğer tıp uzmanlarıyla dayanışarak alternatif ağlar örülmeli. Ankara’daki Trans-Der bunu yapıyor, o çalışmaların görülmesi ve daha çok kişiye ulaşması lazım.”

Konuştuğumuz tüm travesti hareketi aktivistleri, Umut Güner’in alternatif ağlar kurulması, farklı dayanışmalar yaratılması konusundaki görüşlerini desteklediklerini, trans hareketindeki kişilerin birlikte ve koordine hareket edip birbirine destek olması gerektiğini belirtiyor. Yağmur Arıcan, elbette farklı siyaset üreten grupların varlığını kabul ettiğini, tek fikir olamayacağını, fakat birlikte hareket edip transfobi ve homofobiye karşı örgütlenmenin fayda getireceğini söylüyor.

LGBTİ aktivistlerinden Figen için ayrı bir anma
Figen’in ailesi cenazeyi kendilerini yapacaklarını söylediler ve Figen’in trans arkadaşlarını görmek istemediklerini belirttiler. LGBTİ örgütleri ve Figen’in tüm arkadaşları dün akşam Figen’in hayatına son verdiği deniz kenarında bir araya gelerek bir anma töreni düzenlediler. Tören’de Elif Tuna Şahin, Figen için; “Önce Soma’da abisini yitirdi, sonra annesini kaybetti. Onları görememesinin acısını içinde barındırıyordu. Aynı zamanda da homofobik şiddet hem sokaktaki çeteler tarafından hem de canımızı emanet ettiklerimiz tarafından ona uygulandı. Diğer tarafta da aşık olduğu travesti sevgilisiyle sıkıntıları vardı. Bu sıkıntıların hepsiyle çekti gitti. Bize düşen bu mücadeleyi daha yukarılara taşımak, daha iyi yerlere getirmek” diye bir veda konuşması yaptı.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , LGBT örgütleri cenazeye sahip çıkacak !

Mersin 7Renk LGBT üyesi travesti aktivist Figen dün gece denize atlayarak intihar etti. Bir dönem Pembe Hayat yönetim kurulu üyeliği de yapan Figen, bugün (24 Ağustos) akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. İntiharının ardından herhangi bir mektup bırakmayan Figen'in, yaşamını niçin sonlandırdığı bilinmiyor.

Mersin’de polisin ve çetelerin transfobik saldırılarına maruz kalan trans kadınlar; var olma mücadelelerini zor koşullar altında sürdürmeye çalışıyor. Son zamanlarda iyice artan transfobik saldırılar yaşam alanlarını yok ediyor.

Sokak ortasında işkence!
Geçtiğimiz günlerde Figen’in de aralarında olduğu travestiler polisin sokak ortasında işkencesine maruz kalmıştı. Bir durakta oturan trans kadınlara polis, “İnsanları rahatsız ediyorsunuz. Defolun gidin lan” diyerek biber gazı ve coplarla saldırmış, ardından zorla karakola götürmüştü.

Karakolda polis herhangi bir işlem yapmazken; trans kadınların tutanak tutulması talebini de reddetmişti. Karakolu arayan Mersin 7 Renk ve Pembe Hayat yetkililerine ise polis “Öyle bir vaka yok burada. Nereden çıkarıyorsunuz?” ifadeleriyle yalan söylemiş ve işkencenin üstünü örtmeye çalışmıştı.

Bir yandan polisin saldırıları ile mücadele ederken; abisini Soma katliamında kaybeden Figen, aile baskısından ötürü abisinin cenazesine gidememişti.

LGBTİ örgütleri cenazeye sahip çıkacak
Mersin 7Renk, Pembe Hayat ve Kaos GL yetkilileri bütün bu transfobik baskılara dayanamayıp yaşamına son veren Figen’in cenazesini sahiplenmesi için ailesine ulaşmaya çalışıyor. Kaos GL’den Evren Çakmak ve Pembe Hayat’tan Buse Kılıçkaya ile Gani Met, ailenin sahiplenmemesi durumunda cenazeyi sahiplenmek üzere Mersin’e yola çıktı.

“Katil devlet demek sadece içimizi rahatlatır!”
Kaos GL Derneği’nden Umut Güner LGBTİ intiharlarını KaosGL.org’a şöyle değerlendirdi:

“Sadece şiddet değil; heteroseksist kültür ve toplumsal yapının ta kendisi yaşamı dayanılmaz kılıyor. ‘Ben homofobik, transfobik değilim’ laflarının hiçbir anlamı yok! LGBTİ’ler de homofobik ve transfobik. Farkındalık çalışmaları gibi çalışmalar artık yeterli değil. Alternatif dayanışma ağlarını örgütlememiz lazım. ‘Katil devlet’ sloganıyla sadece ve sadece kendi içimizi rahatlatırız. Figen’e rahat uyu diyemiyorum. Çünkü son iki senedir yaşadıklarına şahidim. Rahat yaşamadı ki rahat uyusun. Başımız sağolsun.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın