Travesti – Travesti

Travesti

Travesti travestiler Ankara Travestileri İstanbul Travestileri İzmir Travestileri Eskişehir Travestileri Travesti Ankara

Travesti kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , şimdi bitlikteler ve daha güçlüler

Travesti , şimdi bitlikteler ve daha güçlüler

Bir insan travesti ise  iki kere doğar. Kimisi bedensel geçiş ameliyatını olunca doğar, kimisi en sevdiklerine, en değer verdiklerine açıldığı gün doğar. Bugün de bir doğum gerçekleşti. 11 Kasım 2014’te Berrin doğdu. Daha doğrusu çok değer verdiği annesine açılımı yaptı. Bir anlamda açılacağı günü beklediği doğum sancıları bitti. Şu anda hayata gerçek kimliğiyle merhaba demenin huzurunu yaşıyor. Tek sıkıntısı, bu süreçte annesinin üzüntüden yaşayabileceği sağlık problemleri. Ama sevinçli de; çünkü trans olmanın meşakkatli yolunda beraber yürüyecekler artık. Üzerinde olan açılma baskısı olmayacak artık. Çünkü içinde biriken irin patladı, boşaldı ve rahatladı. Sadece ilerlemesi gereken bir yol var artık önünde. Mutlaka engeller çıkacak ama onun da beynindeki en büyük engel kalkmış oldu annesine açılınca. travesti  olmanın özgüveniyle atlatacak bedensel geçiş sürecini. Çünkü bedensel geçişinin önünde bir engeldi istanbul travestileri açılamaması. Şimdi engelsiz bir süreç var sayılır. Çevresine açılımına da çok değer verdiği annesi olarak bir destek var. Tek başına anlatmak durumunda kalmayacak halini. İki kişi ile ikna etmek daha kolay olacaktır çevresini. Yanına 3. bir kişiyi, 4. bir kişiyi… çekince zaten çevresinin kabul etmesi de kolaylaşacaktır.
Açılma süreci kazasız belasız olduğu için kolay oldu zannedilebilir ama bir miktar bir kargaşa yaşar insan elbet kafasının içinde. Hem toplumun en öteki hallerinden birini açıklıyorsun, hem de açıldığın zaman sevdiğini üzmek istemiyorsun. Çünkü ebeveynlerin hayalleri yıkılıyor bu süreçte. Yıkılmaması gerekir ama heteroseksist bir toplumda bunu anlatamazsın kimseye. Bırakın hayallerinin yıkılmasını yıllardan sonra yeni bir kimliğe alışmak ne kadar kolay olabilir ebeveynler için? Ve Berrin’in annesi, Berrin’in feminen hallerine rağmen, transseksüel olabileceğini hiç tahmin etmiyormuş. Ama anneler çocuklarına öteki olma halini konduramazlar ki.
Bir şeylerin yoluna girmesi için zaman ihtiyaç var. UMUTLARIN, HETEROSEKSİST UMUTLARIN YIKILMASI İÇİN, çocukların yeni kimliklerinin kabulü için zamana ihtiyaç var. Aslında değişen ankara travestileri hiçbir şey yok. O, gene aynı o. Sadece açılımını yaptı ve sadece annesinin bakış açısı değişmek zorunda kalacak. Oğlum dediği kişiye kızım diyecek. Zaman içinde çocuğunun aynı çocuk olduğunu o da görecek. Hatta gerçek çocuğunu görecek ve çocuğunun çok daha mutlu olduğunu görecek.
Bu çok zor olmalı biliyorum ama çok zor olmaması gerekiyor. Her şey rayına oturmuş olacak. Trans bireylerin sevilmek istediği şekilde sevilme hakkı kadar doğal ne olabilir? Hep çevreyi, hep aileyi düşünmekten hiç çocukları düşünmediğimizin farkında mısınız? Hep çocukların, ailelerinin hayatlarını, hayallerini yaşamak zorunda kalmalarının ne kadar zor olabileceğini hiç düşündünüz mü? Siz kadınken erkek gibi veya erkekken kadın gibi yaşayabilir misiniz? travesti resimleri  de kimsenin bunu yaşatmaya hakkı yok işte.
Zor olsa da annesi ona kızım diyecek artık. Heyecanla sosyal medya sayfasını hemen yeni kimliğiyle açtı, arkadaşlarına travesti haberleri  verdi. Artık daha cesur, daha özgür, daha bir kendisi. Ezilmeyecek, büzülmeyecek, saklanmayacak, utanmayacak, "SANA NE" diyebilecek hesap soranlara. Sevdiklerimizi üzmek dışında kimseye verilecek hesabımız yok çünkü.
Planda vardı annesine açılma durumu. Açılıncaya kadar bir huzursuzluk vardı ve daralmalar bitti. Annesiyle birlikte yürümesinin heyecanı var şimdi onda. Zaten ne kadar gecikseydi, o kadar kendisi için zor olacaktı ve iyileşme sürecine hiç girilemeyecekti. Şimdi içinde annesini üzmek adına bir acı var ama yaralanmadan sonra iyileşme sürecine girilir. Açılmasaydı içinde durmadan büyüyen bir habis olacaktı. Çünkü annesi için kendinden bile vazgeçmeyi düşünüyordu. Şimdi birlikteler ve daha güçlüler. Çünkü annesi de eğer travestiler  dışında yapılacak bir şey yoksa kabul edeceğinin sözünü vermiş.
İnanıyorum ki çevredeki mutlu trans örnekleri ve bilinçli uzmanların sağlıklı açıklamaları, ebeveynlerin heteroseksist umutlarını bitirecek ve çocuklarını gerçek kimlikleriyle kabul etmelerini ve sevmelerini kolaylaştıracaktır. Alıntıdır..

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , bir kişi 6 yıldır bulunamıyor

Travesti , bir kişi 6 yıldır bulunamıyor

Ahmet Yıldız davası yine ertelendi. Katil baba 6 yıldır bulunamazken, olayda yaralanan travesti Ümmühan Darama da adaletin sağlanamamasına tepki gösterdi. Av. Fırat Söyle ise, “Bu kadar zamanda bir milim yol alınamadı” dedi.
Homofobik nefret cinayeti sonucu 2008 yılında yaşamını yitiren Ahmet Yıldız’ın ardından açılan davanın 18. duruşması bugün (13 Kasım) İstanbul Anadolu Adliyesi 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Mahkeme Heyeti, katil baba Yahya Yıldız hakkında kırmızı bültenle arama emrinin infazının beklenmesine ve bilgi için Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ve Emniyet Müdürlüğü’ne yazılmasına karar verdi. Dava bir kez daha ertelendi. Bir sonraki duruşma 26 Mart 2015 saat 10.30’da travesti haberleri  görülecek.
“TC polis ve jandarması bir kişiyi 6 yıldır bulamıyor”
Yıldız’ın yaşamını yitirdiği saldırıda ayağından yaralanan Ümmühan Darama’nın da katıldığı travesti duruşmada, Av. Fırat Söyle kırmızı bültenle aranan katil baba Yahya Yıldız’ın akıbetini istanbul travestileri  sordu. Türkiye Cumhuriyeti polisi, jandarması ve savcılarının bir kişiyi 6 yıldır bulamadığını hatırlattı.
Darama ise olay günü ve sonrasında yaşadıklarını Mahkeme Heyeti’ne aktararak, kendisinin mağduriyetinin de 6 yıldır devam ettiğini söyledi. Din hocası olduğunu ve olayın olduğu sırada kafe işlettiğini vurgulayan Darama sözlerine şöyle devam etti:
“Dava sonuçlanmadıkça zararlarım artıyor”
“O gece kafede dolaşırken üzerimde lazer ışığına benzer bir şeyler gördüm. Yaralandıktan sonra bir yıl boyunca tedavim sürdü. Bu davanın sonuçlanmasını 6 yıldır bekliyorum. Dava sonuçlanmadıkça benim maddî ve manevî zararlarım artıyor. Kafemi kapatmak durumunda kaldım. Zararlarımın karşılanmasını talep ediyorum.”
KaosGL.org’a bilgi veren Darama, “Herkesin cezasını çekmesi gerekiyor. Ben din hocasıyım diye bu davada yer almam diye düşündüler ancak kimse ‘cinsel tercihleri’ yüzünden öldürülemez” dedi.
“Bu kadar yılda çocuklar büyür okula gider”
Av. Fırat Söyle ise 6 yıldır devam eden hukukî süreç ve yaşanan tıkanıklıkları KaosGL.org’a şöyle değerlendirdi:
“Devam eden dava süreci 5, cinayetin ardından geçen 6 yılda çocuk doğar, büyür, okula başlar. Ancak biz halen bir milim yol alabilmiş değiliz. Sanığın baba olmayabileceği bir ihtimali düşündüğümüzde durum iyice vahim bir hal alıyor. Babanın katil olması üzerinden düşündüğümüzde de polis, jandarma ve Interpol bir adamı bulamıyor. Koskoca dünyada bir kişiyi arıyoruz.”
“Süreçte ihmaller var”
Kırmızı bülten kararının çok uzun süre alınamamasının mahkemenin hatası olduğunu hatırlatan Söyle, “Bugünkü süreçte kırmızı bülten kararının uygulanmamasında ciddi ihmaller var” ifadelerini kullandı.
Ahmet Yıldız eşcinsel ve transların öldürülmesinin önüne geçmek için cezalandırma sisteminin yanı sıra homofobi ve transfobiyle mücadele edilmesi gerektiğini de ifade eden Söyle, “Bu cinayetleri ve ardından tıkanan hukukî süreçleri yaşamamak için her an her yerde homofobi ve transfobiyi konuşmalı, görünür kılmalıyız” şeklinde konuştu.Alıntıdır.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , üniversite hastanesi mahkum koğuşu açtı

Travesti , üniversite hastanesi mahkum koğuşu açtı
Cezaevinde cinsiyet değiştirmek isteyen travesti D.Ç.’ye, Zonguldak Bülent Ecevit ve Marmara Üniversitesi hastanelerinden “Mahkûm koğuşunu açtık. Ameliyatını yaparız” müjdesi geldi.
CİNAYET suçundan 20 yıl hapse çarptırılan travesti D.Ç. (33), konulduğu Maltepe Kapalı Cezaevi’nin yönetimine cinsiyet değiştirmek için geçen yıl başvuruda bulundu. Ancak devlet hastaneleri, üroloji bölümlerinde mahkûm koğuşları olmadığı gerekçesiyle ameliyatı yapmayacaklarını bildirince, D.Ç.’nin ameliyatı gerçekleşemedi.
MEKTUPLA TEŞEKKÜR
Bu nedenle ciddi psikolojik sorunlar yaşayan D.Ç.’ye, ameliyatı için Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi ve Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi’nden ankara travestileri sonunda müjdeli haber geldi. Her iki hastanenin yönetimleri, mahkûm koğuşu oluşturduklarını, bu nedenle cinsiyet değiştirme ameliyatını yapabileceklerini D.Ç.’ye bildirdi. Bunun üzerine D.Ç., Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne bir mektup yazarak, iki hastanenin yetkililerine teşekkür etti. D.Ç. gönderdiği mektupta şunları yazdı:
AİHM’YE BİLDİRSİNLER
“Marmara Hastanesi mahkûm koğuşu açtı ve cinsiyet değişimi ameliyatı yapmaya başladı. Zonguldak’taki hastane de ‘Finansal durumu ayarladık, mahkûm koğuşu açıyoruz, bu hizmeti kısa sürede sağlayacağız’ dedi. Avukatlarıma söyleyin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bildirsinler.”
‘TRANSLARLA AYNI KOĞUŞTA KALAMAZ
CEZA İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Proje Koordinatörü Mustafa Eren, D.Ç.’nin cinsiyet değiştirme ameliyatının ardından travestiler  aynı koğuşta kalmasının sağlıklı olmayacağını, kadın koğuşuna gönderilmesi gerektiğini savundu. Eren, Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerinde ameliyatla kadın olan bir mahkûm bulunduğunu açıkladığını belirterek, “Kadınlar koğuşunda istenmemesi durumunda özel bir koğuşa alınabilir” dedi. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği yetkilileri Türkiye genelinde transseksüeller için düzenlenmiş koğuşların Sincan, Maltepe ve Çorum cezaevlerinde bulunduğunu belirterek, “İzmir Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampusu’nda da translara özel bir cezaevinin kurulması kararlaştırıldı” açıklaması yaptı.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum derneklerinin uğraşları sonucu; trans mahkum D.Ç. cinsiyet geçişi ameliyatını olabilecek.
Hapishanede tutulduğu süre içerisinde aldığı sağlık heyeti raporunda cinsiyet geçişi ameliyatı geçirmesinin bir zorunluluk olduğunun belirtilmesine rağmen bu ameliyatı yapabilecek hastanelerde “mahkum koğuşu” olmadığı için ameliyatı gerçekleştirilmeyen D.Ç’ye “mahkum travesti siteleri koğuşu” açılacağı ve ameliyatının gerçekleştirileceği bildirildi.
İki üniversite hastanesinden olumlu yanıt
Hürriyet gazetesinden Fırat Alkaç’ın haberine göre; cezaevinde cinsiyet geçiş operasyonu olmak isteyen D.Ç.’ye, Zonguldak Bülent Ecevit ve Marmara Üniversitesi hastanelerinden “Mahkûm koğuşunu açtık. Ameliyatını yaparız” müjdesi geldi.
travesti haberleri D.Ç. (33), konulduğu Maltepe Kapalı Cezaevi’nin yönetimine geçiş ameliyatı olmak için geçen yıl başvuruda bulundu. Ancak devlet hastaneleri, üroloji bölümlerinde mahkûm koğuşları olmadığı gerekçesiyle ameliyatı yapmayacaklarını bildirince, D.Ç.’nin ameliyatı gerçekleşemedi.
Bu nedenle ciddi psikolojik sorunlar yaşayan D.Ç.’ye, ameliyatı için Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi ve Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi’nden sonunda müjdeli haber geldi. Her iki hastanenin yönetimleri, mahkûm koğuşu oluşturduklarını, bu nedenle cinsiyet geçiş ameliyatını yapabileceklerini D.Ç.’ye bildirdi. Bunun üzerine D.Ç., Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne bir mektup yazarak, iki hastanenin yetkililerine teşekkür etti. D.Ç. gönderdiği mektupta şunları yazdı:
“Marmara Hastanesi mahkûm koğuşu açtı ve cinsiyet değişimi ameliyatı yapmaya başladı. Zonguldak’taki hastane de ‘Finansal durumu ayarladık, mahkûm koğuşu açıyoruz, bu hizmeti travesti  kısa sürede sağlayacağız’ dedi. Avukatlarıma söyleyin Avrupa İnsan Hakları istanbul travestileri Mahkemesi’ne (AİHM) bildirsinler.”

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , sevmenin ne olduğunu da öğrendim

Travesti , sevmenin ne olduğunu da öğrendim

Bazen gelecek uzun sürer.O günden beri sanırım sevmenin ne olduğunu da öğrendim. Atılganca kendi duyguları üstüne “abartmalı” iddialara girmek değil, travesti karşıdakine özenle davranmak, onun arzularına ve ritmine saygı göstermek; hiçbir şey istememek, verileni kabul etmeyi öğrenmek; her armağanı yaşamın bir sürprizi olarak kabul etmek; aynı armağanı ve aynı sürprizi iddiasızca, hiçbir zorlamaya başvurmadan, karşıdakine de yapabilmek. Özetle yalın özgürlük! Cézanne neden Sainte-Victoire dağının her anının ayrı resmini yapmıştı? Her anın ışığı ayrı bir armağandır da ondan.
Demek ki yaşam, tüm dramlarına karşın, hala güzel olabilirmiş. Altmış yedi yaşındayım; kendim için travesti sevilmediğimden gençlik tanımamış olan ben, şimdi kendimi hiç olmadığım istanbul travestileri kadar genç hissediyorum. Bu iş yakında bitecek olsa da.
Evet, bazen gelecek uzun sürüyor.
Kasım canım, merhaba;
Kendine yabancı kalmanın seviyelerini bilmem ama sorgulamalar yıllarca sürünce çıkmaz sokakla yüz yüze kalmak kaçınılmaz. Ben sadece beş yıl önce kim olduğumu çözdüm.
Bedenin ruha yükü ağır geldi depresyonda süründüm mutsuz umutsuz yaşadım. Çıkışı görememenin çaresizliğinden kaç kez intihar ihtimal dahilindeydi hayatımda.
Seviyordum da insanları aşık olmayı, kimilerine göre yanlış olsa da.
Aşk cinsiyet mi tanıyor bilmiyorlardı.
Heteroseksist dünya kadın erkek ilişkisini onaylıyor ya devlet de buna yardım ediyor ya yine de bir mücadeleye başladım.
Ne doğruydu bir kere gelmişken hayata?
Bana ait kalbin hesabını ben veririm size ne diyorum yeni yeni…
Yanıldım kandırıldım inandım seviyorum laflarına…
Sonsuza kadar denilirken ay sonunu göremedi kalp çıktığı yolda.
Olsun, hesapsız seven elbet mutluluğu yaşayacaktı.
Açıldım kendime: “Bak adamım, oyundan atılmış küs çocuk halini bırak.”
Başka oyunlar da oyuncular da var. Yürü!
Zamanın geçmiş esaretinde yaşanmaz.
Yıllarca her adımda duydum: “Olmaz öyle şey kadınsın sen, erkek mi olunur ameliyatla. Mahalledekilerin yüzüne nasıl bakacaksın?”
Sizin kafanızda o tabular… Dokunulmaz erkekliğinize bir zahmet kapı açın.
Gizli saklı değil apaçık yaşamak bedenimi özgürleştirmek için izin almak ne saçma…
Pek yakında hayranlıkla seyredeceksiniz bana yakışan beni.
Arada bir yerde değil kendisiyle güzel alemde yaşayan adamı…
Aile özellikle baba figürü ki bu kişi bazen akraba erkeklerinden biri de olabiliyor enişte, dayı vs. kutsal emanetleri elinden alınacak kaygısıyla trans bireye şiddetle karşı çıkıyorlar. Elma armut kombinasyonunu örnek veriyorlar: “Elmadan armut kadından erkek olur mu?”
Kadın olmak, erkek olmak diye bir şey yok ki.
Siz nasıl doğuştan kendinizi erkek hissediyorsanız biz de öyleyiz. Beden farkımız var ki bu hayatımızı bariz şekilde hapishaneye çeviriyor. Yaşamakla uğraşacağımıza kendimizi inşa etmeye çalışıyoruz.
Bazılarımızın maddi imkanı elvermiyor bazılarımız da aile bağlarına kelepçeli kalıyor.
Aile içi şiddet kimi zaman fiziksel hale gelebiliyor ve bunun yasada yeri nedir bilmiyorum.
Daha korkuncu biz seni kadın yaparız diye dehşet verici tecavüzler, evlendirmeler yaşanıyor.
Hiç istemesek de bazen bu çatışmaların sonuçları intihar da olabiliyor trans erkeğin ya da trans kadının insan olduğu unutulduğu için…
Ve bir şey daha dostum;
Cinsel yönelim, travesti siteleri de heteroseksüel olarak bilinir ya yani erkeksin ve kadınlar ilgini çeker.
Yok öyle bir dünya.
Bir trans erkek aklımı çeldi fena takıldım ona.
Onu görünce afalladım kaldım, kendime baktım. Nasıl olur ki derken:
Ama sen çok tatlı seviyorsun ve o da bunu çok güzel hak ediyor dedim kendime… İşte tam da bu yüzden saldım yüreğimi travesti haberleri onun denizine maviliğine. İster alsın dalgalarına, serin kollarına. İster kıyılarına vursun güneşte yıkanmış sahil taşlarına çarpayım. Umurum mu, değil tabi.
Tanıdığımdan ne de farklıymış dünya dedirtti ya bana, değer her şeye… Sevgiye içimi açmışım ve ayrı şehir hikayesi bu defa iki trans erkek üstünden okunacak. Yedi tepeli şehrin meydanında dünyama ışıldayan bir güneş var. Şu an yüzümde tebessüm sebebi bir tanem.
Uzaklık bir kez daha aşkla arama giriyor ve tabii ki aile denen o gizli esaret de buna sponsor oluyor gönüllü… ankara travestileri  Duygusal ve hayalperest adamım, o ise aşk yarasıyla deniz aşırı ülkelerin limanlarında yakılmış ağıtlardaki hüzünlü yüz. Sevgili değiliz biz. Zaman der. Zaman derim. Ses etmem…
Gözlerimi almış güneşli çiçekli ağaçlar…
Ölümsüzlük varsa şarkısı ona yazılacak aşkla.. Alıntıdır.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti , başka cinsiyetle dünyaya geleceğini kabul eden

Travesti , başka cinsiyetle dünyaya geleceğini kabul eden

Cinsiyet değiştrime baskısına maruz kalan eşcinsel Soheil, ölüm tehdidiyle karşı karşıya.
İran’da travesti ler ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. Başka bir cinsiyetle dünyaya gelinebileceğini kabul eden yönetim, ameliyat edilmesini şart koşuyor.  Ülkede cinsiyet değiştirme baskısına maruz kalanlardan biri de 21 yaşında bir eşcinsel olan. Psikologların cinsiyet değiştirme ameliyatı önerdiği Soheil’e ailesi de büyük baskı yapmış. Soheil “Babam iki akrabamızla beraber Tahran’da beni ziyarete geldi. Benim hakkımda ne yapacaklarına karar vermek için bir buluşma gerçekleştirmişler. Bana ‘Ya ameliyatı olur cinsiyetini değiştirirsin ya da seni öldürürüz, bu ailede yaşamana izin vermeyiz’ dediler” diyor.
Ailesi Soheil’i Bandar Abbas isimli liman kentinde evde tutup izlemeye alıyor. BBC Farsça’nın haberine göre ameliyat için kararlaştırılan günden bir gün önce, travesti  bazı arkadaşlarının yardımı ile kaçmayı başarıyor. Ona bir uçak bileti alıyorlar ve  istanbul travestileri Türkiye’ye gidiyor.
“Eğer polise gidip onlara eşcinsel olduğumu söyleseydim, hayatım ailemle olduğunda daha da fazla tehlikeye girerdi” diyor.
FETVAYI HUMEYNİ VERDİ
Habere göre eşcinsel kadın ya da erkekleri cinsiyet değiştirme operasyonuna zorlamak, resmi bir hükümet politikası değil. Ama baskı çok yoğun olabiliyor. 1980′li yıllarda cumhuriyetin kurucusu Ayetullah Humeyni, cinsiyet değiştirme operasyonlarını serbest bırakan bir fetva yayınladı. Bu fetvayı, bir erkek bedeninde hapsolduğunu anlatan bir kadınla tanıştıktan sonra yayınladığı düşünülüyor.
İran’da bir devlet kliniğinde psikolog olarak çalışan ve güvenlik gerekçesiyle takma isimle konuşan Şebnem, eşcinsellerden bazılarının ameliyata itildiğini söylüyor. Şebnem doktorların eşcinsellere “hasta olduklarını” ve tedaviye ihtiyaç duyduklarını anlattıklarını aktarıyor. Doktorlar eşcinselleri genellikle dini alimlere yönlendiriyor, onlar da namazlarını aksatmamalarını ve bu şekilde inançlarını güçlendirmeleri öğüdünde bulunuyor.
Tıbbi tedaviler de öneriliyor. Şebnem’e göre yetkililer “kimlik ile cinsellik arasındaki farkı travestiler  bilmedikleri için” doktorlar eşcinsellere cinsiyet değiştirme öneriyor.
KAÇ KİŞİ CİNSİYET DEĞİŞTİRDİ
İran’da bugüne kadar kaç cinsiyet değiştirme operasyonu yapıldığına dair sağlıklı bir veri travesti haberleri bulunmuyor.
Hükümet yanlısı bir haber ajansı olan Haberonline sayının 2006 yılında 170 iken 2010 yılında 370′e çıktığını yazıyor. Ama İran’daki hastanelerin birinde çalışan doktorlardan biri BBC’ye sadece kendisinin her yıl 200 ameliyat gerçekleştirdiğini söylüyor.
2005 yılında İran’dan Türkiye’ye trenle gelen eşcinsellerden biri olan Arsham Parsi Kayseri’de yaşadığı dönemde dayak yediğini, çıkmış omzunu tedavi ettirmek için hastaneye kabul edilmediğini söylüyor.
Bu olaylardan sonra Kanada’ya taşınan Parsi, Eşcinsel Göçmenler İçin İran Demiryolu isimli destek grubunu kuruyor. Parsi her hafta yüzlerce kişinin grupla temasa geçtiğini, son 10 yılda yaklaşık 1000 kişiye İran’dan çıkmaları için yardım ettiğini söylüyor. Parsi’ye göre cinsiyet değiştirme ameliyatı olanların yüzde 45′i  travesti siteleri değil, eşcinsel. Parsi’ye göre birçoğu aradaki farkı dahi bilmiyor

istanbul travestileri, Travesti kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın