Travesti ve Travestileri Görmek

Travesti ve Travestileri görmek onlar ile ilgili daha çok bilgi makale ve resime ulaşmak için aşağıdaki şehir linklerine tıklayabilirisiniz. Sizce de en güzel travesti ile tanışmanın zamanı gelemedi mi ?

Eşcinsel yürüyüşünde çarmıha gerilrn travesti ilgi odağı oldu

Diğer insanların homofobiyi oynamayın. 2012 yılında, Puan dergisi Neymar oyuncu dolayı seçimi ile ve Brezilya Piskoposlar repudiation notu Brezilyalı Konfederasyonu rağmen onun kötü performansı “çarmıha gerilmiş” olan bir kapak sported, yaratılan tartışma bu nedenle zaman protesto görüntü değildi Model travesti Viviany Deleboni, 26, Sao Paulo 19. LGBTT Onur Parade bu Pazar. Denilen saygısızlık birçok gey dahil olmak üzere muhafazakar Hıristiyanlar için, protesto Homofobi zalim ve dini önyargı ile kısmen tahrik olduğunu unutmayın amaçlanmıştır. LGBTT bireylerin çapraz ağır ve dini ikonik görüntü tepki ve gaucho karşı meşru bir protesto olarak kullanılır.

“Hatta bir de yasaların eksikliği, glbt sınıfına karşı devam eden tüm saldırganlıklar ölümleri temsil anlaşılan orta DEĞİLDİR muhabiri ve gayler kendilerini onlar gördük araçları gey ve (badmouthing travestiler arkadaşlar saldırıların vakaları bakın …) Ben gittim ve tokat yüzüme verdi, ben her zaman iyi vücut parıltı ve konfeti yerine bırakmak saldırganlık gibi, onlar agresif çok GÜÇLÜ bulmak ne olacağını biliyordu, bu dağınık glbt sınıf gözden seni umurumda değil Kan ve morarma, İsa herkes için öldü ve yasalara, sanat anlamak ve düşünmek eşcinsel geçit ve sadece tam parlaklığa gitmeyin cahil insanlar için, LGBT günlük oluyor NEDİR mugged ve DEAD NEDEN alay, utandı ve kuyruk off-season karnaval biz “Facebook profilinize üzerinde patladı canlı bir protesto GERÇEĞE daha güzel dışarı. Onun için, bu kendilerini en onun tezahürü desteklenen olurdu iyileşmiş adam çıplak eşcinseller oldu.

Papaz ve milletvekili Marco Feliciano sacrilegious görüntü olarak kabul ve kendi bakış savunmak için haçlar, diğer protestolarla diğer eşcinsel sahneler imajını yayınlanmıştır. , Zarar çatışma ve acı “Görüntüler. Yapabilir? Bu ifade özgürlüğü olduğunu, diyorlar. Kapı denuda kilise can at inancını alay? Bir eşcinsel öpücük can İsa koy? Anüs can bir haç kıpırdamak? Dini semboller olabilir Smashing? Seks tokat gibi Katolik sembolleri kullanma? Tüm bu CAN NOT karşı olduğumu söylemek için mi? Ben hoşgörüsüz hakkını miyim? “Diye soru protesto yayınlanan diğer resim daha konuşurken yardımcısı söyledi.

Trios olayın birinin tartışmalı bir fotoğraf bu hafta büyük bir tartışma olacak ve 2 milyondan fazla kişiyi çeken olay sahne çaldı olacaktır. Iman motive homofobi meselesi, Mesih’in örnek herkes için öldü viseral şekilde maruz cesur, sadece Hıristiyanlar, homofobik önyargı ve toplumumuzun ikiyüzlülük kökleri üzerinde önemli bir tartışma zorlamak. Sanat olarak, katarsis, tartışma neden ve rolünü yerine getirmiştir. Dini bayramlar bütün vatandaşlar için zorunlu olduğu bir ülkede, kimse bir saygısızlık olduğunu söylemek mümkün değil. Biz bile travesti olay yerinde olmayan bir dini etkinlik, yanı sıra çok sayıda eşcinsel evanjelik gruplar ve gay Tanrı neden olduğunu söyleyebiliriz.

Görüntü güçlü ve iyi Homofobiye karşı protesto önemini anlamıyorum bazı gayler destek kazandı bazı homofobik dindar ve muhafazakar bir ülke karıştırılmaya aşağı. Yanı sıra ticari olarak Sevgililer Günü Eczacı bu çekici ve agresif olduğunu iddia ediyorum birçok eşcinsellere karşı giderdim bir gay öpücük vardı, henüz değerlerine saygısızlık şey, biz görüntüyü Viviany göreceğiz sanki homofobik bir etkisi oldu hayal daha fazla oranları kazanıyor. Ve burada “yargılanmak üzere değil yargıç değil mi?”, Görünüşe kadar Mesih’in takipçileri olarak kendilerini diyenler eylemleri değil. Onlar için, Tanrı her yerde değil.

 

Glee Eski yıldızı Broadway’de yıldızı travesti derleme olur

Amerikalı aktör Darren Criss o müzikal ve oyunculuk yeteneği consu dünyayı büyüledi Glee içinde Blaine rolüyle tanınıyor. Serinin sonunda, genç bir sanatçı zamanı israf etmedi ve bugün büyük bir Broadway arasında parlar.
Kafaları “Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı,” New York’ta travesti prestijli sanat ilçesinde sunulan en tartışmalı müzik tarihinin birinin döküm Criss. Üretim aşkı arayan bir punk rock grubu bir Alman transseksüel şarkıcı ve lider, yaşamını ve çalışmalarını anlatıyor.
diğer zamanlarda sahneleme Neil Patrick Harris ve Andrew Rannells, En İyi Kurgu dahil ve Harris Oyuncu -to dört Tony ödül aldı oynadı. Buna ek olarak, bu yeni sürüm Nisan ayında başlayan ve 19 Temmuz kadar devam edecek her işlevin, dışarı sattık halk, mükemmel bir resepsiyon oldu.
Tercüman o sosyal ağlar fotoğraflarında paylaşılan görülebilir olarak da tanınmaz görünüyor böyle bir montaj, katılmak için onurlandırıldı söyledi.
Salı Sırasında Gay Pride 28 Haziran’da New York’ta yapılacak için Criss ve ortağı Rebecca Naomi Jones Mart katılacağını duyurdu. Defalarca işi destekleyen LGBT toplumunu teşekkür için bir yol olarak bu.

 

Ankara Travestileri Cezaevinde

Ankara ’da cadde ve sokaklara kartvizit bırakan seks işçileri travestiler bu kartları basıp dağıttığı iddia edilen 19 kişi hakkında açılan davada mahkeme sıra dışı bir karar verdi. Bugüne dek Kabahatler Kanunu kapsamında “çevreyi kirletme” suçuna kapsamında değerlendirilen bu kartvizitler ‘pornografik ürün’ sayıldı. Böylece mahkeme; kartvizit sahibi kadın ve trans bireylere “çocukların görebileceği yerde müstehcenlik” iddiasıyla 1,5 yıl hapis ve 5 bin TL, kartları bastığı iddia edilen kişiye de 2 yıl hapis ve 5 bin TL para cezası verdi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne 2012’de gelen bir ihbarda; “Ulus Meydanı, Heykel ve civarı, Çankırı Caddesi ile bağlı sokaklar, iş merkezleri, okul önleri ve otobüs duraklarına müstehcen fotoğrafların bulunduğu kartvizitlerin atıldığı ve fuhuş amaçlı müşteri temini için gelen geçenleri rahatsız ettikleri” bildirildi. Polisler de çevredeki kartvizitleri toplayarak, üzerlerindeki numaraların hangi kadın ve trans bireylere ait olduğunun tespiti için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na yazı yazdı. Gelen yanıt üzerine, kartvizitlerin sahipleri ile bunları basan ve atanlar saptandı.

Seks işçisi travesti kadın ve iki trans birey, “geçimini fuhuş yaparak temin ettiğini, bastırdığı müstehcen içerikli kartvizitleri dağıtarak müşteri temin ettiğini” söyledi. Kimlikleri saptanan matbaacı B.A. ve N.A. bir kez müstehcen içerikli kart bastıklarını kabul etti. N.A. ve B.A.’ya ait matbaada yapılan aramada, “lezbiyen ilişkileri ve doğal olmayan cinsel ilişkilerin bulunduğu pornografik görüntülerin olduğu gibi suça konu kartvizitlerde kullanıldığı” belirlendi. İki kartvizitin pornografik ürün kapsamında kaldığı ifade edildi. Kartvizitler üzerinde “Benimle sevişmek ister misin”, “Beni ara, hadi bekliyorum ara beni” gibi cümleler bulunduğu kaydedildi. Otelinde fuhuş yaptırdığı ve kart bastırdığı ileri sürülen H.Y., kartları dağıttığı iddia edilen S.B. ve L.Ç. ise suçlamaları reddetti. Hazırlanan iddianamede, bu kart vizitlerin pornografik ürün sayılması gerektiğini savunuldu. Tüm sanıklar açısından Türk Ceza Kanunu’nun 226/1. maddesi gereğince “çocukların görebileceği yerde müstehcenlik” iddiasıyla, bir sanık hakkında TCK’nın 226/4. maddesi gereğince “müstehcen görüntüleri üretip kullanıma sunmak” iddiasıyla, iki sanık hakkında da TCK’nın 227/2. maddesi gereğince “fuhuşa aracılık etmek” iddiasıyla dava açıldı.

CEZA YAĞDI
Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava geçen 5 Kasım’da bitti. Mahkeme, gerekçeli kararında, kartları basıp dağıtanların, kart sahiplerinin suçuna iştirak ettiğini kaydederek, “Sanıkların uzun süreden beri her yaştaki insanların gelip geçtiği cadde ve sokaklara müstehcen görüntülü kartvizitleri attıkları ve atmaya da devam ettikleri ve bu suretle toplumda önemli bir rahatsızlık oluşturdukları, kastlarının yoğunluğu da dikkate alınmak suretiyle cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir” dedi.

Yargılama sonunda, tüm sanıklara “çocukların görebileceği yerde müstehcenlik” suçundan 1 yıl 6 ay hapis ve 5 bin TL para cezası verildi. Otel sahibi sanık, “fuhuşa aracılık etmek” suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 10 bin TL para cezasına, bir sanık da “müstehcen görüntüleri üretip kullanıma sunmak” suçundan 2 yıl hapis ve 5 bin TL para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanıkların “bir daha suç işlemeyeceği konusunda ve yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermediği” için indirime ve ertelemeye gitmedi.

‘MAYO REKLAMINA DA CEZA VERİN’
Seks işçisi M.B.’nin avukatlığını yapan Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Toköz, temyiz dilekçesinde, yasada müstehcenliğin tanımlanmadığını ve yerel mahkemenin takdirine kaldığını, bu kavram ile ifade özgürlüğü arasındaki çizginin çok ince olduğunu belirtti. Müvekkiline ait kartvizitte mayolu bir resim ve telefon numarası bulunduğunu kaydeden Toköz, “Eğer müvekkile ait kartvizit müstehcen kabul edilirse sigaralar üzerindeki cinsel isteksizlik resimleri, mayo reklamları, iç çamaşırı defileleri, kimi sinema ve edebiyat eserleri ve bir çok mağaza vitrini müstehcen ilan edilecektir. Daha da birçok eser bu kapsamda değerlendirilebilir” dedi.

Travesti, Transseksüel için Yenilikler

Travesti ve transseksüeller, 2015 yılında Milli Ortaöğretim Sınavı (Enem) aday, bu Pazartesi internet üzerinden Milli Ortaöğretim Sınavı (Enem) sosyal adının kullanılmasını (15) isteyebilir, bunun için son tarih olması yapılan 26 Haziran olduğunu. Duyuruya göre, ilgili taraflar Test sayfasına erişmek ve kanıtlamak için gerekli belgeleri sunmalıdır “bakım isteği motive durumunu.” Testler 24 ve 25 Ekim’de gerçekleşecek.

Onlar Enem içinde yazıt yapılan sosyal isim adaylar kullanmak için geçerli olabilir. Anket web sitesine göre, kendisini tanıtır ve istediği katılımcı sosyal bir formu doldurun imzalayın ve son fotoğraf ve fotoğraflı bir kimlik ile birlikte sistemi aracılığıyla göndermek gerekir onların cinsiyet kimliğine uygun kabul edilmesi için. Uygulamalar Eğitim Çalışmaları Teixeira Ulusal Enstitüsü (EP) tarafından değerlendirmeye alınacaktır.

Sınav günü, trans insan kimliği değil, adını tanımlamak için birlikte adı ile tedavi edilmelidir. Buna ek olarak, onlar tanımlamak hangi banyo cinsiyet kullanacağız.

Transseksüel veya travesti

transeksüel adam doğdu, ama hormonlar tüketen, karşı cinsten giysiler benimseyerek gibi hissediyorum ve daha sonra cinsiyet değiştirme ameliyatı için karar vermez.

travesti, aynı arzu vardır ve giysiler ve kadın hormonları yatırım olsa bile, transseksüeller gibi, erkek genital organı tutar.

Adaylar Enem için hazırlanmalarına yardımcı olmak üzere, Brezilya İletişim Şirketi (EBC) sisteminde 2009 yılı baskısında bir araya getiren bütün konuları Enem Sorular uygulama hazırladı, siz incelenmesi gereken bilginin alanlarını seçebilirsiniz. Android ve iOS için uygulama ücretsizdir.

Travesti güvensizlik ortamıyla karşı karşıya

Pazar gecesi 10 Mayıs, polis raporuna göre, Askeri Polis Elson de Souza Dias, 44 çavuş, Ipiranga mahallede Vincent de Paul Street kendi Ford Ka Terminal Baba Pelagius yakın kamyona Goiânia. Motel Haiala kapı, bir Meclis Tanrı’nın kilise ve snack bar önünde, o bölgedeki programlar yapılan iki atış Sabrina Lopes, 18, travesti ile öldürecekti.

Polis kendini savunma iddia. Ifadesinde o motel önünde onu soymak için çalışıyor onu şaşırttı bazı travestilerin konuşmaya başladı o zaman, bir kız arkadaşı bekliyor yerinde olduğunu söylüyor.

Bir onun cüzdan ve araç anahtarı araba çalıntı R $ 800 girmiş olurdu. Başka bir ile pencereden onu yıkmaya çalıştı “darbe arka çıplak bobini.” Kendisi 40 kalibrelik tabanca kullanılmış savunmak.

Elson askeri polis arabasını çağırdı ve polise kendiliğinden kendini tanıttı olurdu. Sonra travesti bir grup taş ve beton parçaları ile arabasını saldırdı. Motel Haiala yöneticisi ifadesini doğruladı. Rapor saldırı iddiası failin iletişim kuramadı.

PM, Yarbay Ricardo Mendes, bir iletişim sözcüsü ve baş Elson 25 yıldır ve her zaman vardı iyi yürütülmesi için bir polis memuru olarak çalışıyor dedi.

Raporda anonim kalmayı tercih ER, 27, tanıklık ve davanın farklı bir sürümünü bildirdi. Aslında, bu sürüme göre Sabrina kavga yardım çağrısında başka travesti polise müdahale etmeye çalıştı olurdu. Tanık kimse “engravatar” polis gördüğünü iddia ve o ilk suçun sorumluluğunu üstlenen değil.

Ayrıca anonim kalmayı tercih İki yerel halk, mahallede dedikodular Elson arabada travestilerin biriydi ve o programa istemiyordu çünkü dışarı düştü olduğunu söyledi. Eğer puan aldı “Eğer sen ödemek zorunda. Onlara kuralı ise, “yerinde fuhuş sakinleri standartları dedi biri.

Her iki el silah sesi duydum iki sakinlerinin sürümü gibi insanın tanıklığı vurdu ve başka arasında yaklaşık bir dakika bir aralık olduğunu teyit etmektedir. İlk Sabrina göğsüne isabet ve ikinci yüz çarptı.

Sivil Muhafız kamera ölüm yerine karşısında tam konumlandırılmış: ancak kayıtların bir cinayet genç vardır
Sivil Muhafız kamera ölüm yerine karşısında tam konumlandırılmış: ama kızın cinayet kayıtları vardır. (Fotoğraf: Luiz da Luz)

Araştırma

dava Eyalet Polisi Cinayet Soruşturmalar (UİH) sorumluluğundadır. Onlar Cuiabá yaşayan kurbanın annesi de dahil olmak üzere, dört kişi duyuldu. Tamamlandığında soruşturma için teknik ve bilimsel polisin bilirkişi raporu bekleniyor. Suçun türü bir askeri suç olarak karakterize değil çünkü PM içişleri davayı kovuşturma olmaz.

Sivil Muhafız bir kamera tam suç mahalline karşısında konumlandırılmış, ancak soruşturma Matheus Melo sorumlu polis şefi göre, kamera sadece canlı izleme ve kayıt için değil kullanılır.

Polis raporunda, suçun tanımı ilk cümlesi “kurban karışık hayat (travesti) ‘dir.” Diyor Metnin ifadeler hakkında sorulan, temsilci mağdurun ve yazarın önceki hayatı hakkında bir araştırma yapmak için önemsiz olduğunu açıkladı. “Biz nelerin dahil olduğunu, geçen olmuştur hayatının geri dönüşünü talep ediyoruz. Daha sonra, orada bölgenin hiciv var orada bir şeyle ilgili olabilir, nelerin dahil olduğunu bilmek veriyor “Matheus diyor.

Hukuk Homoafetivo Başkanı AAM-GO, avukat Chyntia Barcellos, mağdurun bu açıklaması özelliği önyargılı olduğunu anlıyorum. “Bir polis raporu bu değer yargısının sadece söz zaten insanın onuru için bir tehdittir, bu ayrımcı,” diyor.

Şerif bu alanda travestiler tarafından müşterilerine veya geçenler hırsızlığını işlemek için kullanıldığını rapor incelenmiştir söylüyor. Mahalle sakinleri iki hafta sonları alanında hırsızlık etkileyen Brasilia travesti bir grup olduğunu söyledi. Bu grup uzakta olduğunu sonra ancak, travestiler ile yaşayan sessiz.

Matheus da bilerek geçen yıl Haziran ayında aynı yerde vurdu travesti Luana Viana ölümünü araştıran sorumlu delegesi oldu. Şüpheli Nisan ayında tutuklandı ve yargılanmayı bekliyor.

Chyntia Barcellos, avukat: “Travesti devlet için görünmezlik durumdayız. Travesti ve transeksüel bireylere yönelik truancy “büyüktür
Chyntia Barcellos, avukat: “Travesti devlet için görünmezlik durumdayız. Travesti ve transeksüel bireylere yönelik truancy muazzam “dir (Fotoğraf: Oynatma)

HAYIR ARAMA

Bugün orada Goiás’daki transseksüellerin durumunu gösteren hükümet tarafından hiçbir araştırma., “Biz İnsan Hakları Başkanlığı tarafından eşleştirilmiş veri var, ama hala emekleme döneminde olduğunu,” avukat Chyntia, güvenlik alanı verilerinin yokluğu diyor Bize kurbanların yönlerini bilmek için izin halk.

gazetecilik haber paylaşılan bazda bilgi toplar olduğunu – – “öldürülen Bugün homophobia” Blog raporları devlet öldürüldü 2013 dört travesti ise Goiás’daki transseksüel cinayeti bir artış olduğunu ortaya koydu .; 2014 yılında altı vardı.

Chyntia hükümeti bu azınlıklara politikalar geliştirdi, ama yine de çok az olduğunu söylüyor. “Ne bugün elimizde SUS aracılığıyla verilen sosyal isim, kullanımı” diye açıklıyor.

Onun için, travestiler devlet için görünmezlik durumdayız. “İnsanlar travesti ve transseksüellere hakkında truancy büyüktür. Olduğu gibi bu fahişe olarak çalışmaya neden “diyor.

Ocak ayında, São Paulo kentinde bir ölçüsü travestiler için bir £ 840 burs öğrenimlerini tamamlamak veya mesleki kurslar taahhüt sunarak bir heyecan yarattı.

 

AK travesti karşı saldırılar 20 yıldan beri bölgede çalışan ve tanık: “Ben desteklemek için büyük bir ailem var”
AK 20 yıldır alanında çalışan ve travesti karşı saldırıları tanık: “Ben desteklemek için büyük bir ailem var” (Fotoğraf: Luiz da Luz)

Sokaklarda bir yaşam

Güneş havai ve öğle saatleri Sabrina Motel Haiala yakınlarında öldürüldü sokakta noktaya yapmak için AK, 27, engel yok. San Francisco sektörünün bölge gün boyunca fuhuş hareketi vardır, ama geceleri daha yoğun. Bazı sokaklar kadınlar ve diğer travestiler vardır.

A.K 20 yıldan beri yerinde çalışıyor. İlk başta o bölgede çalışan bir arkadaşı tarafından ikna edildi. Hatta resmi piyasada istihdama çalıştı ama dayanamayıp dedi. “Biz ne hayvan, büyük ölçüde önyargı uğrar ve çok az kazanır tedavi edilebilir yanında. Ben desteklemek için büyük bir ailem var “dedi.

Programından sonra ödeme ve sindirmeye silah göstermek için gelmiyor, bazı müşterilerin şiddet hakkında şikayet. Ama aynı zamanda bazı meslektaşları yakınıyor. “Çaldı bir sürü fahişe travesti var” diyor.

Onun planı bu yıl fuhuş dışında elde etmektir. O parayı katıldı ve hedef kitle transseksüel olacak bir han, satın alacak dedi. Bir programın ortalama fiyatı R $ 70 ve R 100 $ * arasındadır.

Yalnızlığınızı Ödüllendirin

Dünyadaki en tehlikeli güçlerden bir tanesi haline gelen yalnızlık değişen çağ ile birlikte büyük bir sorun teşkil etmesine rağmen aynı oranda çözümü basit bir durum haline de gelebilmekte. İnsanların temel doğasında bulunmayan ve yıllarca toplumlaşıp birleşmeyi içgüdüsel olarak başaran bu insanların yalnızlığa karşı alerjisi olduğunu görebilirsiniz. Bütün bunlarla birlikte toplumun gelişmesini ve birçok alanda büyümeyi sağlayan en temel olgu yalnızlığa karşı açılan savaşla birlikte elde edilmiştir.

Bütün bunlarla birlikte insanların yalnızlık kavramı her ne kadar büyük bir toplum içinde olsalar da farklı bağlamlarda edinebildiği de bir gerçektir. Günümüzde tanıdığınız binlerce insanın içindeyken bile yalnızlık çekmek o kadar da şaşkınlık gerektirecek bir durum değildir. İşte bütün bunlarla birlikte insanlara büyük bir problem yaratabilecek güce sahip olan yalnızlığın öneminin de büyük olduğunu görebiliriz. Yalnızlığın en ince detaylarına kadar incelendiği durumlarda insanlarda büyük etkileri olduğu gerçeği bizlere büyük bir problem teşkil eden bu durum için bir şey yapma konusunda fikir sahibi olmamızda büyük bir rol oynar. Örneğin yalnızlık durumları içerisindeki bir kişinin elde ettiği bütün sonuçlar negatif yüklüdür. Bununla birlikte insanlar için sıkıntılı sonuçlar doğuran yalnızlığın çözümü için yalnızlığınızı giderebilecek bir takım olgulara sahip olmak gerekir. Bu olgular sizi tamamen anlayacak ve hayatınızda yeni bir bahar esintisi yaratabilecek kişilerden geçer. Bütün bunlar için de en iyi seçenek tabii ki travesti bayanlardır.

Bu mükemmel travestiler ile yaşayacağınız mükemmel deneyimler sizlere en güzel duyguları yaşatacak bütün bunlarla birlikte hayatınızdaki yalnızlığın uçup gitmesini sağlayacaktır. Söz konusu en iyi ankara travesti ve istanbul travesti bayanları olduğunda da sizler için mükemmel bir portal olan bu güzel site en iyi seçenektir.

Kolay Mutluluğa En Kısa Yol

İnsanlar için mutluluğun tanımı sonucu başarıya ulaşmış isteklerin oluşturduğu yaşam kalitesinin doğurduğu bir durumdur. İnsanlar her zaman hayatlarında bir takım ihtiyaçlarla bunları elde etme çabasına girmiş ve daha iyi koşullar elde etmek adına bunları gerçekleştirmeye çalışmıştır.

Bütün bunlarla birlikte insanlar için birer mutluluk kaynağı olan cinsel deneyimlerin insan hayatı için önemi büyüktür. Bu durumu kavrayabilen insanlarda mükemmel bir deneyimin getirilerinin büyük olması durumuyla birlikte bütün bu deneyimleri arama girişimine girmesi olağan bir durumdur. İşte bu yüzden her şeyden önce mükemmel bir seks hayatı elde etme çabasının gerekli olduğunu bilen kişiler bunu elde etmek için en iyi yolu aramaktadırlar. Eğer siz de o kişilerdenseniz sizler için en mükemmel deneyimlere giden yol tabii ki bu güzel siteden geçmektedir.

Bu güzel sitedeki birbirinden güzel travestiler kendilerini sizlere adadıkları için mükemmel deneyimi elde etmenizde büyük bir yardımcı olacaklardır. Her konuda büyük bir bilgi kümesine sahip olan aşırı seksi ve güzel travesti bayanlarımız sizlere dilediğiniz her şeyi elde etmenizde büyük bir rol oynarlar. Bütün bunlarla birlikte böylesine mükemmel travestilere ulaşabilmeniz için kurulan bu portal ile tercihlerinize uygun rüya travesti bayanınızı bulmak çok basittir. Bütün bunlar da tabii ki bu güzel portalı mutluluğa giden en kestirme yol olarak göstermektedir.

Bütün bunlarla birlikte dilediğiniz gibi, akıllara zarar kıvamında mükemmel bir deneyim yaşamak istiyorsanız sizlere bu ortamı sunabilecek olan yegane portalda olduğunuzu unutmayın. Bu portal ile ister istanbul travesti isterseniz ankara travesti bayanlarına rahatlıkla ulaşabilir birbirinden güzel deneyimler yaşayabilirsiniz. Bütün bunları da bu güzel portalın sizlere sunacağı mükemmel marka kalitesiyle elde etmenin verdiği keyfi yaşayarak elde edebilirsiniz.

‘Gacı’ yazıyor, ‘trans’ okuyor

Gacı İstanbul, transseksüellerin, travestilerin, eşcinsellerin içlerinden geldiği gibi yazabildiği, üstelik iki yıl ayakta kalabilmiş bir fanzin. Ayşegül Oğuz Gacı’dan Serap, Demet ve Can, dergileri Gacı İstanbul’un direncini anlattı.

 

İki yaşındayız sevgili okur’ diye başlıyor Gacı İstanbul dergisinin editörü yazısına: “Bizi insandan saymayan, o küçücük hayatlara tıkmaya çalışan toplumsal sisteme, okuyarak, düşünerek, yazarak en güzel cevabı verdik.” Gacı İstanbul, transseksüellerin, travestilerin, eşcinsellerin içlerinden geldiği gibi yazabildiği, üstelik iki yıl ayakta kalabilmiş bir fanzin. Ankara’da II. Homofobi Buluşması sürerken Serap, Demet ve Can, dergileri Gacı İstanbul’un direncini anlattı.

Gacı İstanbul’u çıkarmaya nasıl karar verdiniz? Neydi anlatmak istedikleriniz?

Can: İlk olarak İKGV’yle (İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı) çıkarmayı düşünürken, İKGV bize bir sınır koydu. Biz de yazdıklarımızın ve ürettiklerimizin dolaylı yoldan otosansüre uğramayacağı bir dergi çıkarmak istedik.

Serap: Toplumda istanbul travesti ve transseksüel kimliği üzerine korkunç bir bilgisizlik var. Bu, şiddet olarak dönüyor. Medyada cehaletin boyutları korkunç. Buna karşı kendimizi ifade edebilmemiz, bu cehaleti yenebilmemiz için bir araca ihtiyaç vardı ve dergi için kolları sıvadık.

Can: Gramerine, imlasına bakmadan yaşadıklarımızı aktaralım istedik. Yazmak uzun vadede bir değişimi, kalıcılığı sağlıyor.

Serap: Adından başlayarak, derginin ilk aşamasında bir kadınlık durumu daha hâkimken, artık yelpazeyi biraz daha geliştirebildik. Transseksüel erkek arkadaşlarımız da dergide yer almaya, yaşadıklarını, rahatsızlıklarını ifade etmeye başladı. Bunun yanında kendini ‘queer’ olarak, bir cinsiyet kimliğine dahil etmek istemeyen bilinçli arkadaşlarımız da var aramızda. Burada erkek ya da kadın görünümü gibi bir parantezimiz yok.

Demet: Derginin en güzel yanı; grafikeri de yazarı da, çizeri de transseksüel, travesti.

Dergi gündem sıkıntısı çekmiyor, değil mi?

Demet: Son dört yıldır AKP hükümetiyle birlikte daha da artan şiddet ve baskı hâkim. Her gün biraz daha cendere daralıyor. Şimdi para cezası getirdiler teşhircilik suçu diye, ona itiraz edildi. Kabahat yasasına sokuldu. Sivil ve resmi faşistlerin yaptığı Eryaman’daki şiddet, Bursa’da, İzmir’de, Mersin’de devam etti, ediyor da. Son olarak da ev mühürlemeleri var. Sadece Bayram Sokak’ta değil, Tarlabaşı’nda, Galatasaray’da… Bir yıl önce Beyoğlu Emniyeti’ne atanan müdür yemin etmiş, ‘Beyoğlu’nu ibnelerden, dönmelerden, orospulardan temizleyeceğim’ diye.

Serap: Seks işçilerinin yaşadıkları özgül sorunlar. Sadece travesti ve transseksüeller değil, heteroseksüel seks işçilerinin yaşadığı sorunlar da özgüllüğünü koruyor. Biz seks işçiliği yapan travesti ve transseksüellerin sorunlarını olabildiğince duyurmaya, insan hakları temelinde tepki göstermeye çalışıyoruz ama Gacı İstanbul sadece onların sorunlarıyla ilgilenmiyor.

Can: Biz kadın diyoruz ama, o kadınlığı da sorguluyoruz. Bununla beraber feminizm algısını irdeliyoruz, feministlerle çalışıyoruz. Aynı zamanda eşcinsel hareketi de sorguluyoruz…

Bütün bu sıkıntıların dışında, dergide sizin hazırladığınız bir burç sayfası da var. Burç sayfasına ‘lubunca’ dili hâkim…

Demet: ‘Fala inanma, falsız da kalma’ derler ya, bizim gacıların kültürel düzeyleri farklı olduğundan, onlara ulaşabilmek için seçtiğimiz bir yöntem. Astroloji değil, öyle yıldızların durumuna bakmıyoruz… Biz ‘gullüm’ deriz, şamata mahiyetinde. Bu yöntemi kullanarak kafalarında bir soru işareti oluşturmaya, onları dönüştürmeye çalışıyoruz.

Ankara’da bugün ve yarın da devam edecek olan II. Homofobi Buluşması için siz neler söylersiniz?

Serap: Ötekilerin yaşadığı bu şiddetin temelinde homofobi, transfobi yatıyor. Ataerkil sistemin genel olarak ötekiyi başka türlü ezdiğini de insanların görmesi gerekiyor. Biz dergide toplumsal cinsiyet olgusuna sık sık yer veriyoruz. Var olan toplumsal şiddeti ancak böyle önleyebiliriz. Travesti ve transseksüel denince akla seks işçiliği yapan insanlar geliyor çünkü.

Siz seks işçiliği yaptınız mı?

Serap: Hayır, o anlamda şanslıyım. Ama çok uzun zaman işsizlik yaşadım. Başvurduğum işyerleri beni çalıştırmak istemedi. Travesti ve transseksüellerin seks işçiliği yapmasının nedeni de bu, iş bulamıyorlar. Ben grafikerlik yapıyorum, iki yayınevine kitap kapakları yaparak hayatımı sürdürüyorum.

Demet: Üç yıldır emekli maaşıyla geçiniyorum, 25 yıl seks işçiliği yapmak zorunda kaldım. 25 yıl boyunca sayısız kez gözaltına alındım, bir günde üç kez gözaltına alındığımı biliyorum. Evlerimize girip çıkarken duvar diplerinden yürüyorduk…

Serap: İşte sorun burada, devlet çözüm üretmekten çok, şiddetle yıldırmaya çalışıyor.

”Tercih” mi “Yönelim” mi… ya tercihse?

Son günlerde eşcinseliğin “tercih” mi, yoksa “yönelim” mi olduğu sorusu üzerinden götürülen bir tartışma var, çeşitli ortamlarda… Aklıselim insanlar/yazarlar biraz da tıp literatürünü karıştırarak bunun bir tercih değil “insanın elinde olmayan” bir durum, yani cinsel yönelim olduğuna kanaat getiriyorlar.

Bu sonuçtan yola çıkarak -her ne kadar iyi niyetli olsalar da- insanın kendi iradesine dayanmayan bir varoluş türü için suçlanamayacağını, elinde olmayan bir sebepten ayrımcılığa maruz kalmaması gerektiğini savunuyorlar. “İyi güzel, sonuçta korumacı bir tavır var bu yaklaşımın arkasında” deyip de geçmeyin…

Gerçekten de tıp literatürü son kertede eşcinselliğin bir tercih değil, cinsel yönelim olduğunu, yani dürtüsel ve karşı konulamaz bir durum olduğunu; bu nedenle de tedavi edilebilecek bir olgu/hastalık olmadığını salık veriyor! Fakat cinsel yönelimlerle tercihlerin iç içe geçtiği durumlarda “tercih değil yönelim” argümanı herkesi tatmin etmiyor. Keza travesti bireylerin duygusal anlamda kendilerini mevcut biyolojik cinslerinden farklı bir cinse ait hissetmeleri yönelim kategorisine giriyor olabilir, ancak vesti halleri yani karşı cinsin giysilerine bürünmeleri yönelimin ötesinde bir tercih ve bir eylemdir! İşte bu nedenle meseleye sadece ‘eşcinsellik tercih değil yönelimdir’ savunmasıyla yaklaşıldığında travesti bireylerin konunun dışında kalması söz konusudur.

Sadece travestilik değil, toplumsal cinsiyetçiliğin ve kökü ataerkilliğe dayanan her türlü muhafazakar yaklaşımın yapı itibariyle tüm farklılıkları ve normdan sapma teşkil eden halleri dışlama, ötekileştirme eğilimi gösterdiğini biliyoruz. Örneğin, Malezya’da Yoga’nın İslam’a alternatif dinsel ögeler barındıran bir meditasyon yöntemi olması gerekçesiyle yasaklanması, Türkiye’de başörtülü öğrencilerin laikliğe aykırı bulunduğu için üniversiteye alınmamaları, devlet okullarında Alevi öğrencilerin dinsel farklılıklarının tanınmayarak çoğu zaman namaz kılmanın ve Arapça duaların öğretildiği/ezberletildiği din derslerine zorla sokulmaları, temel bir insan hak ve hürriyeti olan vicdani reddin TSK tarafından tanınmaması, Kürt vatandaşların kendi anadillerinde eğitim haklarının engellenmesi, eşcinsel evliliklerin birçok ülkede yasak olması… Bütün bunlar yönelim değil tercih olan farklılıkların çeşitli normlara aykırı düşmesi sebebiyle baskılanmasına misaldir: Din normu, dil normu, askerlik normu, vatandaşlık normu, erkeklik, aile, evlilik ve genel anlamda toplumsal cinsiyet normları ya da heteroseksist normativite…

Eğer gey, lezbiyen ve transgender bireylerin yasal veya kamusal platformda savunuculuğunu yapacaksak farklı varoluşların zaman zaman yönelimsel olsalar da eylemlerden ayrılamayacağını unutmamamız gerekir. Evet, bir erkeğin başka bir erkeğe cinsel ve tinsel arzu duyması bir yönelim olabilir, ancak arzularını eyleme dönüştürüp dönüştürmemek yönelim düzleminden ayrılıp tercih ve eylem düzlemine geçmeyi gerektirir. Bu nedenle eşcinsel varoluş, eyleminden kopartılamaz! Aksi halde, “ne yapalım yazık, ellerinde değil ki bu bir yönelim” biçimdeki yarı-sempatik yaklaşımlarla çoğulcu bir politika üretemeyiz.

Yönelimlerle birlikte farklı tercihleri kucaklamayan söylemler, Türkiye’de “düşünce ve ifade” ne kadar özgürse, eşcinselleri de ancak o kadar özgürleştirebilir: özde değil, sözde!

Kurumsal ve Hukuksal Boyutlarıyla Seks İşçiliği

Moderatör: 3 Mart, Dünya Seks İşçileri Hakları Günü nedeni ile, arkadaşlarımız, Yüksel Caddesi’nde güzel bir eylem yaptılar. Bunun nereden çıktığına, Aslıcan Kalfa belki değinebilir. Şöyle bir eksikliğimiz olabilir diye düşünüyorum. Kendi adıma şunu söylemek istiyorum ki hayatın diğer anlarının nasıl dönüştürülebileceğine dair ilgimiz ve inancımız azaldı sanırım. Seks işçiliği gündemimize yeni giriyor; en azından, feminist ve solcu olduğunu düşündüğümüz arkadaşlarımızla, “hayatın bu alanı nasıl dönüşür?” üzerine daha da öncesinden kafa yormamız gerekiyordu. Ama artık bir şeylerin şeyin değişeceğine dair inancımız kalmadı sanırım…

Öte yanda, seks işçileri sosyal haklar ve sosyal güvence için sokağa çıkıyorlar; bu anlamda, sosyal devletin de aslında savunusunu yapıyor oluyorlar. Belki biz bugün bunları tartışalım istiyoruz. İki konuşmacımız var: Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları anabilim dalından Aslıcan Kalfa ve Pembe Hayat LGBTT Derneği’nin avukatı Senem Doğanoğlu. Her ikisi de, seks işçiliği ile ilgili sorunlara gönül vermiş arkadaşlarımız. İlk önce, Aslıcan Kalfa’yı dinleyelim…

Aslıcan Kalfa: Ben, seks işçiliği, feminizm ve örgütlenme üzerine bazı şeyler söylemek istiyorum. “Seks işçiliğine yönelik feminist yaklaşımlar; bu feminist yaklaşımlarla seks işçilerinin hareketi ne şekilde örtüşebileceği ve seks işçileri hareketinin feminizmin neresine oturabileceğine değinmek istiyorum. Fuhuş sektörüne yönelik ve seks işçiliğine yönelik feminizm nasıl bakıyor”dan giriş yapmak doğru olabilir. 1970lerden itibaren -ki tüm dünyada, radikal politik hareketlerin, kadın hareketlerinin ve LGBTT hareketin 1970’lerde ivme kazandığını görüyoruz- seks işçileri hareketi ile eşcinsel hareket birlikte yükselişe geçti. Örgütlenmeler de bu dönemde başlıyor ve bu dönemde feministler “seks işçiliği”ne kafa yormaya başlıyorlar. “Radikal feminizm” ve “seks çalışanları taraftarı feminizm” olmak üzere, iki tür feminizm var konuya yaklaşan. Radikal feminizm -temel varsayımlara bakacak olursak- kadınların bir sınıf olarak erkekler tarafından ezildiği üzerinden ilerliyor. Yani sosyalist feminizm gibi, çok fazla kapitalizm analizine girmeden, sınıf üzerinden ezilme analiziyle ilerliyor. Bu ezilmelerin çeşitli pratikleri var ve bunların en başta gelenleri cinsellik, tecavüz ve şiddet. Radikal feminizmin temel reddi, “seks işçiliği”nin kavramsallaştırılması çünkü bunu bir emek ya da bir çalışma biçimi olarak görmüyor. O açıdan, “seks işçiliği” terimini kullanmıyor ve onun yerine “fahişelik” diyor. “Fahişelik ise sistemli bir tecavüzdür; kurumsallaşmıştır ve bir meslek olamaz. Piyasalaşmış bir tecavüz biçimidir” diyorlar. Radikal feminizm aynı zamanda, “Fahişelik dünyanın en eski mesleğidir”, “erkekler, çok-eşlidir ve fuhuş, çok-eşliliklerine dayanan cinsel ihtiyaçtır” gibi klişelere de karşı çıkıyor, bu savunmaların bizi aslında çok tehlikeli bir yere götürebileceğini söyleyerek… Temel düşünce ise, “fahişelik” kavramının, “iffetli kadınlar” ve “iffetsiz kadınlar” olmak üzere bir ikilik yaratacağı ve bunun, kadınların baskı pratikleri ile ezilmesine yol açacağı. Radikal feminizmin, düzenlenmiş bir fuhuş sektörü tahayyülü yok; “Fahişelik yasaklanmalıdır” diyor.

“Seks çalışanları taraftarı feminizm” ise -isminden de anlaşılacağı gibi- öncelikle bir seks işçiliği kavramsallaştırması yapmış, 1970’lerden itibaren. Bunu, bir emek biçimi, bir meslek olarak görüyorlar. “Fahişelik”in damgalayıcı bir sözcük olmasına önem vermişler ve –oldukça önemli olduğunu düşündüğüm- “seks işçiliği” kavramını getirmişler. Seks işçisinin kontrolü yitirmesi, bir zavallı olması gibi mağduriyet üzerinden şekillendirilen görüşlere karşılar. Zorunlu fuhuşa karşı çıkıyorlar ancak bu “gönüllülük-zorunluluk” meselesi de çok tartışmalı zaten… Bunu tekrar tartışmaya açabiliriz sohbetimizin sonralarında… Ancak bu kavramların da seks işçisi kadınları kategorize edeceğini seks işçilerini kategorize edeceğini söyleyenler de çok fazla… Bu işi gönüllü olarak seçenler “ahlaksız”, zorunlu yapanlar ise “zavallı, mağdur, düşmüş ve kurtarılmayı bekleyen kadın” olarak ayrılacaktır eleştirileri var. Bunu da aktarmam lazım. Hemen söylemem gereken bir diğer önemli şey de, İLO ve Birleşmiş Milletler’e bağlı olan birçok kuruluşun, artık “seks işçiliği” kavramı -yani “sex work”- kabul etmiş olmaları…

Seks çalışanları taraftarı feministlerin çok dikkat çeken noktaları, seks işçilerinin hak talebinde bulunmalarını önemsemeleri. Yani bu işçilerin, sosyal politika önlemlerinden yararlandırılmaları gereğini desteklemeleri… Sosyal güvenlik hakları ile, örgütlenme özgürlüğü, temiz ve güvenli çalışma koşullarıdır ve ayrımcılık yüklü yasal uygulamalarla mücadele edilmesi kastediliyor.

Kullanılan kavramlara gelirsek… “Fahişe” dediğiniz zaman sistemi yeniden üretmiş oluyorsunuz. Son derece “erkek egemen”liğe uygun bir kavramsallaştırma fahişe… Radikal feministler, fuhuş sektörünün ve fahişeliğin yasaklanması gerektiğini söylüyorlar; ancak, seks çalışanları taraftarı feministler, böyle bir endüstri varsa, bunun bir şekilde düzenlenmesinin ve bu alanda çalışan insanların pratik ihtiyaçlarının karşılanabileceği sosyal politika önlemlerinden faydalandırılması gerektiğini savunuyorlar.

Avrupa’da birçok ülkede, fuhuşu yasallaştırmaya başladılar ama bence çok geç aslında… Hollanda’da bile 2000 yılında yasallaştırılmış. Macaristan ve Almanya’da da yasal… İsveç’in çok enteresan bir düzenlemesi vardır: 1998 yılında yasaklıyor fuhuş sektörü faaliyetlerini ve eril talebi -yani erkeği- cezalandırıyor. Ben, bunun aslında radikal feminist bir perspektife sahip olduğunu düşünüyorum. 1970’lerden itibaren, Avrupa’da çok ayrımcı uygulamalar var ve birçok haktan yararlanamıyorlar ancak buna karşı örgütlenmeye başlıyorlar. Az önce belirttiğim gibi, dünyadaki politik hareketlilik de buna zemin hazırlamış durumda… Proje, program, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve internet üzerinden sanal örgütlenmeler gibi yollara gidiliyor ve kadın-erkek seks işçileri, transseksüeller, travestiler ve göçmenler gibi çok farklı kesimlerden çalışanları bünyelerine alıyorlar. Verdikleri hizmetler arasında şöyle bir şey de var: Endüstriyi terk etmek isteyen ve başka işlerde çalışmak isteyen kişilere, mesleki eğitim ve CV yazma kursları gibi hizmetlerden sunuyorlar.

Bu tartışmaların, feminizmle biraz mesafeli durması söz konusu, evet… Aslında şu an Türkiye’de de bu şekilde yeni yeni hareketlenmeler var. Feministlerin örgütlenme içinde yer almaları gibi bir şey çok söz konusu değil henüz. Evet, kafa yormuşlar ama biraz teori düzeyinde kalmış geliyor. Ben çok bir ortaklaşma yakalayamadım yaptığım araştırmalar bağlamında.

Örgütlenmenin güzel bir meyvesi diyeyim, Dünya Seks İşçileri Bildirgesi, 2005 yılında kabul ediliyor ve çok ciddi konularda çok çeşitli hak talepleri var. Yaşam hakkı, özgür ve güvenli yaşama hakkı, kölelik ve zorunlu çalıştırmanın önlenmesi, işkence ve kötü muamelenin engellenmesi, sığınma hakkı, yasaklar önünde eşitlik ve ayrımcılığa karşı korunma hakkı, adil yargılanma hakkı, örgütlenme hakkı gibi talepler bunlar.

Biraz söyleşerek gidelim isterim… Şimdi Senem yapacak sunumunu; söyleşilerimizi sona da bırakabiliriz…

Senem Doğanoğlu: Merhaba. Pembe Hayat LGBTT Derneği ve aslında ne olduğu biraz belirsizleşmiş olan Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi adına bu konuşmayı yapmam talep edildi. Aslında Aslıcan seks işçiliğine yönelik hukuki rejimlerin belirlendiği zeminlerden bahsetti ve benim fikirlerim onun ifadelerinden kuşkusuz farklı değil. Belki şunu eklemekte yarar var: Her ülkede -ülke içindeki bölgelerde bile- çok büyük farklılıklar olabiliyor. Biz, seks işçiliğine hukuki destek kapsamında bir çalışma yürütüyoruz ve Eylül-Ekim aylarında bir final raporu yayınlayacağız. Final raporu için, talep kısmı oluşturmaya çalışıyoruz. Elinizdeki metin de, orada yer alacak çalışmanın sadece bir verisinden oluşuyor.

Biz, Türkiye’ye biraz bakalım istedik, “Seks işçiliğinin hukuksal rejimi nedir?”diye… Suç haline getirmek ve suç olmaktan çıkartmak arasında değişen bir ölçek var aslında. Yani, bütün seks işçiliği biçimleri yasaklanır, hem etrafındaki kurumlar hem de seks işçiliğinin bizatihi kendisi olan müşteri. Seks işçiliği ve etrafındaki kurumları -bu kurumlar, pezevenklik veya genelev rejimi olabilir- her türlü biçimiyle böyle bir suç olmaktan çıkarma eğiliminden de bahsedebiliriz. Ancak, dünyadaki rejimlerin genel özelliği şu: Yasaklasa da, bir şekilde legalize etse de, tamamıyla suç olmaktan çıkaran bir eğilimden bahsedemiyoruz. Ortada yalnızca “tolere etme” durumu vardır. Fuhuş, her yerde tolere edilebilir çünkü bu devletin o dönemki politikasıyla da çok ilgilidir. Dediğim gibi, bütün o bölgesel ve yerel düzeydeki kamuoyunun yaklaşımı ve devletin iktidarını nasıl kurguladığı üzerinden değişebilir bir rejim silsilesi var. Çok fazla ayrıntılara girmeyeceğim ancak Osmanlıdan bu yana biz de bu tolere etme rejimini deneyimliyoruz. İlerde, daha kapsamlı bir Osmanlı taraması ile birlikte transseksüel ve eşcinsellerin seks işçiliği alanındaki konuşlanışlarını da içerir bir şekilde bir çalışma yapmaya çalışacağız. Arşivlerde ulaşabildiğimiz ilk elden metinler, kadın ve erkek heteroseksüel olduğu düşünülen seks işçiliği biçimlerine ilişkindi. Çok ağır cezalardan, cezasızlandırmaya ve denetim altına almaya uzanan bir tarihsel arka plan sezinliyoruz… Ama şöyle de bir sıkıntı var: Kadının baskı altına alınmaya çalışmasıyla, seks işçiliğinin bahane edildiği bir rejim de aslında söz konusu… Mesela, “Kadınlar çamaşırhanelerde bekâr erkeklerin kıyafetini -fuhuş nedeniyle- artık yıkayamaz” diye ferman çıkartılıyor. Daha sonra, kaymakçı dükkânları denilen yerlere kadınların girmesi yasaklanıyor, taze avratlar ile Levanten’lerin buluştuğu görülmüştür diye. Yani, kadının kamusal alandan dışlanmasına çok denk düşüyor seks işçiliği iddiası. Bu, özellikle kadın çalışmalarının -seks işçiliği üzerinden olduğu gibi- kadının hangi bahanelerle kamusal alanın dışına itildiğine dair çalışabileceği çok derin bir alan aslında… Benzer şekilde, Osmanlı’daki polislik kurumunun, seks işçiliğinin yaygın olduğu alanlarda yürürlüğe konulduğunu görüyoruz. Galata, Tophane bölgesinde çok fazla genelev olduğu biliniyor. “Asil Müslümanların kanını da kirletmektedir” şeklinde kendini yeniden ürettiği çok farklı motifler de var. 1856’da ilk genelev açılıyor, 2. Meşrutiyet Dönemi ile bütün genelevler kapatılıyor ve yalnızca “Avanos Sokak dönemi başlasın” deniliyor. Avanos Sokak’ın çok fazla gayrimüslim kişilerce işletildiğini, orada çalışan seks işçilerinin gayrimüslim olduğunu biliyoruz ve bu kişilerin dışında çalışanların cezalandırıldığı bir rejimden bahsedebiliriz. 1930, Cumhuriyet rejimi ile beraber, bir tamim yayınlanıyor ve artık genelev açılmayacağı ve -bu arada genelevler türüyor- genelevlere artık kimse alınmayacağı bildiriliyor. Ondan beridir de, aynı hesaplarla kayıt altına alınmış olan seks işçiliği rejiminin muhatabı oluyoruz biz. Şunu da belirlemekte fayda var ki Osmanlı döneminden Cumhuriyet rejiminin ilk yıllarına kadar, genel ahlak çerçevesinde düzenlenegelen bir hukuki rejimden bahsedebiliriz. Sonrasında ise, genel sağlığın korunması, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, ulus-devlet teorileri içinde biricik milletimizin korunması için genel sağlık referanslı düzenlemelerin yapıldığına tanıklık ediyoruz.

Bugüne baktığımızda… 1961 tarihli, Genel Kadınların ve Genelevlerin Tabi Olacağı Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü gibi uzun bir adı olan bir tüzük var. Burada korunan -tabii ki seks işçileri ve seks işçiliği değil- genel sağlık. Buna göre, üç tip yer belirleniyor: genelev, tek başına fuhuş yapılan yerler ve birleşme yerleri. “Kişi” olarak belirtmiyor tüzük, “kadın” olarak belirtiyor. Şaşırtıcı ve ürkütücü olan şudur ki fuhuşla mücadele komisyonu kurulması öngörülüyor bu tüzük gereğince ve bu komisyonlar -orada çalışan kadınlar bile- “genel kadın” diye ifade kullanıyor. Muhtemelen kendi aralarında “orospu” ve “fahişe” kelimelerini kullanıyorlardır; seks işçisi kelimesini kullanmalarını beklemiyoruz ama “genel kadın” çok sorunlu bir terim. Neresinde tutarsanız tutun, elinizde kalabilecek bir terim… Seks işçisi olarak görülen kadınların, bu üç yer dışında çalışması yasak aslında. Cezalandırma var mı? Kanunen yok. Denetim altında tutulacak bu kadınların rejimini de yine bu tüzük belirtiyor ve bu da sadece genel sağlığın korunması itibariyle yapılıyor. “Ne sıklıklarda muayeneye götürülecekler? Evci çıkabilirler mi? Genelev dışında yaşayabilirler mi? Evlenebilirler mi, evlenemezler mi?” gibi düzenlemeleri esas alıyor. Seks işçisini “koruyan” tek bir hüküm var: “Seks işçisi genelevi terk etmek ya da başka bir geneleve geçiş yapmak istiyorsa, isterse borcu olsun isterse bir taahhüdü olsun, bunlara bakılmaksızın bu kişinin geçişi için gerekli önlemler alınır” hükmü. “Koruyucu” mu tartışılır, bu kadar rejim içersinde… Şunu da söyleyeyim, 21 yaşını bitirmiş olmak ve evli olmamak kıstasları var geneleve kabul için. 30,000’e yakın kişinin başvurduğu ve alınmadığı bilgisi var bizde. Geçenlerde bir dava oldu; Karaköy genelevine başvuran kişiye yönelik valilik yanıtı şu oldu: “Karaköy genelevinin bulunduğu yer, zemin itibarıyla çok tehlikelidir; bu nedenle, biz geneleve girişleri durdurduk.” Böyle tuhaf gerekçelerle reddediliyor. Girmek isteyen bir kitle de var sanırım ve onu da göz önünde bulundurmak lazım.

Onun dışında, Türk Ceza Kanunu’na baktığımızda, “fuhuşa aracılık etmek, fuhuş için yer temin etmek, fuhuşa teşvik etmek” gibi sadece eylemlerin tanımlandığı ama eylemlerin hiç bir şekilde ayrıntılandırılmadığı bir rejim var. Bu aslında kayıt dışında olup da sokakta veya evlerinde çalışan seks işçilerinin başına bela olan bir hükümdür. Rejimin dışında -yani kayıt dışı alanda- olanlar aslında bizi daha çok ilgilendiriyor çünkü bugün sokakta çalışan, randevu evi olarak ifade edilen yerlerde ya da tek başına evde çalışan bir sürü seks işçisi ve bir dizi sıkıntı var. Kayıt dışı alana ilişkin evde, iş icrası var ise şayet, polisler tarafından basılıyor ve insanların evleri oturdukları evler mühürleniyor, kapatılıyor. “Ev kapatma cezası” adını veriyoruz biz buna. Bunun yanı sıra sokakta seks işçiliği yapmakta olanların başına bela olan da bir kabahatler kanunu vardır. Kabahatler Kanunu, Türkiye’nin her yerinde uygulanıyor ancak Ankara yerelinde biz şöyle bir uygulamayla karşı karşıyayız: Fuhuşla Mücadele Komisyonu, 15 Haziran 2007’de bir araya geliyor, vatandaşlarımızın ihbarları ve sürekli sıkıntılarını bildirmesi neticesinde, travesti tabir edilen ve kadın olan kişilere -bu onların sözü- sokaklarda durarak Kabahatler Kanunu uygulansın deniliyor. Kabahatler Kanunu’nun nesi uygulanacak? Bu konuda hiç bir referans yok. Komisyon olarak sen buna yetkili misin? Hayır. Kim uygulayacak? Sadece komisyon uygulayabilir… O zaman komisyon elemanları bütün gece boyunca bu işi yapmakla mesul… Böyle bir şey olmuyor; tabi ki polis yapıyor bunu. Polis de, kendisini görevli addederek ve “emre aykırı hareket” hükmünü kullanarak, seks işçilerine para cezası kesiyor. Eski Türk Ceza Kanunu’nun uygulamasına dayanan 526. Madde vardı. “Emre aykırı hareket”, yine “Kabahatler” kısmında düzenleniyordu ama orada müşteri ceza alıyordu ve seks işçisi cezalandırılmıyordu. Yeni düzende, sınırları belli olmayan eylemlerle hem Türk Ceza Kanunu, hem de -sınırları aynı belirsizlikte olan- Kabahatler Kanunu gereğince seks işçileri cezalandırılmakta…

Pembe hayat olarak, seks işçilerine insan hakları açısından bakma taraftarıyız. İşçi haklarının da insan hakları olduğuna inananlar olarak, seks işçiliğinin bir emek kategorisi olarak tanımlanmasını ve işçi haklarından bu anlamda faydalanmasını talep eden bir konumdayız. İşçi hakları, serbest sözleşme ilişkisi ile korunan haklardır ve bunu hatırlatmakta fayda var ve size verilen metinlerde seks işçilerinin kendi taleplerine yönelik metinler de var. Tamamıyla seks işçilerinin özgün metinleridir çünkü bizim için önemli olan hem işçi hakları hem de seks işçilerinin kendi metinleri üzerinden belirledikleri çerçeve dâhilinde hukuksal rejimi yeniden oluşturmanın imkanlarıdır.

Katılımcılardan: Kırmızı Şemsiye İnisiyatifinin Çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Senem Doğanoğlu: İlk kez, geçen sene 1 Mart’ta bir toplantı oldu. Hem erkek, hem kadın hem de transseksüel seks işçilerinin tanıklıklarıyla başladı durum ve ilk temas sağlanmaya çalışıldı. Tartışma neticesinde, “şiddetten mağdur olduğumuz ama biz sosyal güvenceye kavuştuğumuzda bir şekilde daha korunaklı yaşamlar sürebileceğimiz bir zemindeyiz”e ulaştık. Bunun da tek bir çözüm yeri vardı: sendika. Sekretaryayı Ankara’da Pembe Hayat LGBTT Derneği ve Af Örgütü üstlendi. İstanbul’daki koordinasyonu Lambdaistanbul ve Kadın Kapısı yapacaktı ama hiç bir koordinasyon gerçekleşmedi henüz. İsmi, Kırmızı Şemsiye İnisiyatifi oldu yani…

Katılımcılardan: 50 yıl önce, genelevde çalışan kadınların sigortalanmasını istemiştik ve böyle bir şeyi Ankara Belediyesi’nin içine girerek yapmıştık. Daha sonra da bir genelev çalışanı kadın, bir dava açarak sigortalanmasını ve emekli olmayı sağladı. Yani bir emek kategorisine girdi. Bugün tekrar baştan başladık, bu yolun üzerine 50 yıl daha katarak…

Senem Doğanoğlu: Bizim özellikle üzerinde durduğumuz, sokakta çalışan seks işçilerinin hukuki rejiminin ne olacağı. Yasaklarsan ya da hukukla denetim altına alırsan, o bireyler nereye denk düşecek? Bu nedenle, iş sözleşmesinden bahsetmek gerekiyor diyoruz. Sizin söylediğiniz davalar sayesinde de, aslında genelevde çalışan kadınların bir iş sözleşmesine tabi olduğu ve SSK gereğince sigortalanmasına dair bir süreç başladı. İş kanunlarında ve iş hukukundaki düzenlemelerde de, sömürü ilişkileri zaten yasaklanmıştır ve bu anlamda korunma sağlanmıştır.

Hukukçu olarak belki çok cevap vermeyeceğim ama şöyle bakmakta yarar var… “Fahişe” terimi yerine seks işçisi terimini kullanmak çok önemli aslında; politik duruşumuzu da belirliyor. Ama “fahişe”yi ben bir anlamda şuradan kavrıyorum: Hem kadının kınandığı yere hem de 80’lerde “Hepimiz fahişeyiz ve boşanma davası açıyoruz” diyen kadın taleplerine kadar geniş bir ölçekte fahişelik kurumu var. Ahlaki bir yakınlık ya da ahlaki bir uzaklık olması gereken bir alan değil… Almanya’daki “Orospu Hareketi” ya da İstanbul’da transların çıkarttığı “Dönme Dergisi” gibi… İnsanların gözüne sokarak, bir yandan fahişe demenin vakti gelecek diye düşünüyorum. Şu anki tartışmalarımız, tamamen ahlaki kızgınlıktan kaynaklanıyor bence. Marksist metinlere de baktığımızda çok farklı şeyler bulmayız çünkü emeğin özüne ilişkin o sömürücü karakter her türlü iş ilişkisinde vardır; bunu tartışmaya gerek yok. Burada doğrudan bir beden politikası ve beden politikası kadar ahlaki kızgınlıktan bahsedebiliriz. Bu anlamda, fahişeliği de sabit bir durum olarak değil; tek gecelik tesadüfî buluşmalardan, eskortluk servislerine kadar uzanan bir zemin içinde tanımlamakta fayda var. Bu anlamda, cinselliğin sağaltımı değil, “hepimiz sevişiyoruz ve sevişmeyi seviyoruz”dan bakmakta fayda var bence. Bazıları buna ücret ödüyor; bazıları da bundan para kazanıyorlar.

Moderatör: Beden üzerindeki iktidar, belki de tarihin en eski dönemlerinden bu yana en büyük iktidar ve bizim beden iktidarı dolayısıyla yaptığımız bütün tartışmalar –sosyalizm, feminizm, LGBTT hareketi- da, beden üzerindeki iktidarın çözülmesine dair ürettiğimiz stratejiler ve mücadele biçimleri… Feminizm, büyük ölçüde sosyalizmin fideliğinde yetişti; LGBTT hareket ise feminizmin fideliğinde… Seks işçiliği hareketi de LGBTT hareketin fideliğinde yetişeceğe benziyor… Katıldığınız için hepinize teşekkür ediyoruz.